Evet… Yaptığım araştırmalar sonucu yeterli bilgilere ulaştım.
Bugün bunu sizlerle (biraz) paylaşabilirim.
Hoş. Zaten en başından beri bildiğim bir olay ama net olarak görmek ve kesin bilgiye ulaşmak gerekiyordu.
Birleşik Arap Emirlikleri ve Abu Dabi gezileri.
Gezilerin hepsi bu mu?
Hayır.
“Bak ben buraya gidiyorum” diye gösterilen yer var.
Oradan da başka başka yerlere geçişler var.
Katar – Bahreyn gibi. Taş çatlasın özel uçaklar 30 dakikada geçişleri sağlıyor.
Gidenlerin; ne zaman gittikleri, kimlerle gittikleri malum.
Burada; bugün ip uçlarını verip, ülkemizin “vatanperver”, “demokrat”, “aslanparçası”, “cumhuriyetçi”, “ancormen” araştırmacı-yazar ve aydınlarının neler yapacaklarını-yapabileceklerini bir süre izleyeceğim.
Şimdi ipuçlarına gelelim:
Birleşik Arap Emirliği’ne gidenler, hangi ülkeden dönüş yaptılar?
Katar’a giden uçak 1 buçuk saat rötar yaptı. Uçağa son binen kimdi?
Abu Dabi’ye özel uçak kalkarken, Yabancı şirketin, Suudi Arabistan uçuş saati neden değişti. Ve bu uçuşta kimler vardı?
Abu Dabi’deki, gazetecileri de şaşırtan, rezervasyon farklılığı nasıl ortaya çıktı?
Gazeteciler, Haşim Kılıç’a neden ulaşamadılar?
Program farklılığı neden açıklanmadı?
Benzeri program farklılıkları başka isimlerdede yaşandı. Bu insanlar bu süre içinde (3 ile 5 saat) nerede idiler?
Program aksar-sarkar-farklılaşırda, o süre içinde otelde olması gereken zatlar, nasıl oluyorda dışarıdan otele geliyorlar? Nerede idiler? Nereden geldiler?
Benzeri başka bir olayda; Gazetecilere otel yetkilileri ve program sekreteryası “Bekleyin” deyip, 3 saat lobiye inmesi beklenen zat, nasıl oldu da, otele yaklaşık 7 araçlık bir konvoyla geldi? Ve bu konvoy zatın inmesi ile sırra kadem bastı?
Ve son olarak; Bu gezi tarihlerinde Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn’e, 1 gün önceden uçuş yapanlar kimlerdi?
Hepsinin cevabı var.
Oralara bir alay gazeteci gidiyor. Bunları yaşıyor. Neden tek satır yazı kaleme alınmadı?
Öyle sanıyorum. Bir tek satır yazmaya kalkacak bir tek “yürekli” bile çıkmayacak.
Belkide ve inşallah – dilerim yanılırım.
Umutsuzluğum, bugüne dek yanılmış olmamam.
Haa… Sahi, bu arada birde Başbakanımızı kaybetmiştik. Az kaldı unutuyordum.
Ne gözdür o be… Parmaktaki yüzükten, dondaki fiyongun rengini bile yakalarda, Başbakanını kaybeder.
Siz çok yaşayın emi…
Ben, kaybolan Başbakanımızın nerede olduğunuda söylerim.
Ona da zaman gelecek.
Dostçakalın.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
2 yorum:
sevgili demotike
şükür kavuşturana dedim ama adımı yazamıyorum bir türlü.. "isimsiz" başlığı ile kabul görmekte yaptığım yorumlar.. Beceremedim nedense. Ben "hasretsenfonileri" adı ile yazmayı istiyorum oysa. Vakıa, siz uslûptan yorumu kimin yazdığını anlamışsınızdır ama ben kendime "isimsiz" yorum yapmayı yakıştıramadım bir türlü..
Bloğunuz hayırlı olsun sevgili demotike.
Teşekkür ederim.
Sizi sayfamda görmenin onurunu yaşıyorum.
ADI/URL
buradan açılan pencereye ad yazılabilir.
İsimsiz yorumun alışılacak bir yanı olduğunuda sanmam.
Tamamen haklısınız.
İçten saygılarımla.
Dostçakalın.
Yorum Gönder