Radikal İslamcıların en ciddi gelirlerinden biride, vakıfları.
Son yasal düzenlemelerlede, denetlemelerin dışına çıkartıldılar.
Elbette olacağı buydu.
Durun daha işin başındalar.
Hele biraz daha bekleyin. Bakın daha neler neler yaşayacağız.
Anadolu’da toptancılar tamamen kontrolleri altında.
Toptancının malını alıp, bilhassa İslamcı vakıfların kontrolündeki, yine kendilerine vakıf zincirlerinde bağlı olan büyük marketlere satıyorlar.
Dolayısı ile tüccarın kazancına yakın artı kazancı kasalarına atıyorlar.
Bu fiyatlar nasıl artıyormuş.
Gidin bakın bakalım üretici o buğdayı-pirinci geçen seneki fiyattan ne kadar farkla satıyor.
Ve bakın bakalım, bugün toptancıya kaça satıyor.
Bu sadece, buğdayda-pirinçtemi oluyor.
Hayır. Tüm bakliyat ve tahıl ürünlerinde bu böyle.
Sistemi yavaş yavaş oturtuyorlar.
Bunlar en temel gıda ürünleri. Olmazsa olmaz kalemler.
Bekleyin. Yakında sebze – meyve girecek aralarına.
Daha sonra bu iş beyaz eşyaya kadar uzanacak.
İslamcı vakıflar çok fazla büyüdüler.
Zaten az kaldı. Çok az.
Hedef (ki; zaten kırılma noktasıdır) ülke ekonomisinin % 50 sine ulaşmak.
Şu sıralar % 40’a çok yakın noktadalar. Yıl sonu kişisel tahminim. % 45 olacak.
Çalışma sistemi ve alt yapılarına bakınca, seneye bu hedefin çok rahat tutturulup aşılacağı kanaatindeyim.
Gerçekçi olalım. Aslında iktidara yükleniliyor filan gibi ama bunlar hakikaten anlamsız.
Türkiye’deki nerede ise bütün çeşme başlarını ele geçirmiş durumdalar.
Kadrolaşmaları, hedefleri çizgisinde tamamlandı.
Güneş balçıkla sıvanmaz.
Bu gerçeği ister kabullenin ister reddedin.
Ülke İslam devleti adımlarını atmaya başladı.
Akıllı adamlar gerçeği görerek, kişisel önlemlerini almaya başladı bile.
“Ağustos’tan sonra kesinlikle yokum” diyor.
Elbette böyle diyecek.
Yasaların öngördüğü ve emrettiği görevleri yapmamışsan, “Aman benim dönemimde ortalık karışmasın” demiş, satılmış kalemlerin “demokrasi” çığlıklarına alet oldu isen.
Kaçacaksın.
“Benden sonra tufan”…
Bu işler böyle.
Senden sonrada, “ılımlı” askere ihtiyaç bir süre daha olacak.
Sahi ne demiştik;
“Her şey vatan için”
Not: Sayın Uğur Dündar'ın yönettiği haber bülteninde, Sayın Sinan Aygün bir soru sordu: "TMO stoklarından 120 bin ton pirinci kime-kimlere verdi?"
Cevabı artık bu yazıyı okuyanlar biliyor.
Dostçakalın.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
7 yorum:
Çok fazla ve sistemli bir şekilde çalıştıklarını ben de görüyorum. Üniversiteye hazırlanırken bazı arkadaşlarım tarikatların egemenliğindeki dersanelere kayıt oldular. Bir yıllık üniversiteye hazırlık sürecinde, hepsi ve hatta aileleri tarikatlara devşirildi. Bu ülkenin aydın, cumhuriyetçi kesimi ise ne yazık ki hala doğru düzgün bir örgütlenme gerçekleştiremedi. Bu halkı biraz da bizler tarikatların eline attık, ne yazık!
Elimdeki belgeler ve konu hakkındaki bilgim sizi doğruluyor.
Halkı tarikatların eline "biz" atmadık. Vicdanen müsterih olun.
İşbirlikçi yönetim ve iktidarların yanısıra besleme kalemler attı.
Bunlara birde, aslında "hiç" olan aydın maskeli bir zümre var, onları da katabiliriz.
Katkınıza teşekkür ederim.
Dostçakalın.
Dostum sen yandın :D
Blog sayfanı satsan ödeyemezsin...
Demotike'nin yazıları sınırsız olarak her okura açıktır.
Lütfedip, mahreç gösterilirse o da teşekkürümü alır.
Sağlıkla,
Dostçakal.
Merhaba DemotikE,
Sizin de dediğiniz gibi;Sistemi yavaş yavaş oturtuyorlar ama bilmedikleri bir şey var ki bu sistem onları kaldıramayacak...
'Herşey vatan için'
Bu sistemin, "onları" kaldıramayacağı gerçek.
Zaten bu nedenledir ki; kendi sistemlerini "oturtuyorlar"...
Emperyalizmin çizmesi altında, açlıktan ölenlerde "Her şey vatan için" diyerek olmayan kuyruklarını dik tutmaya çalışıyor.
"Davudi" sesle türkü söyleyip, dağa taşa bu vatan benim yazmalarla olmuyor bu işler.
Göz lazım görmeye, yürek lazım söylemeye, beyin lazım çözmeye...
O da ufukta henüz yok.
Dostçakalın.
Merhaba Sayın demotikE,
Ülkemiz çok zor günler geçiriyor, her karanlık günün ardından güneş doğar sözü umut veriyor bana, Atatürk'ün ışığı ışığı olan insanlara Allah yardım etsin diyorum, bu arada 'tatlı belanız'ı çok sevdim, Maşallah, nazar değmesin, ben kediciyim gözümden kaçmadı:))güzel valse de teşekkürler, iyi akşamlar diliyorum
antartika (blogcu.com)
(umarım yorumumu bırakabilirim blogspota alışkın değilim:))
Sağolun.
Dostlarımın sayfamı ziyaretleri hep mutluluğum olmuştur.
Teşekkür ederim.
Tatlı belamız, çok istek üzerine sayfada yer aldı.
Valse gelince; mekan yok, dam yok. (Bu valsleri bilen yok) Eh artık gençte değiliz. Ancak dinliyoruz.
Beğendiğinize sevindim.
Dostçakalın.
Yorum Gönder