Bazen ailem ve akrabalar bir arada iken, bazen dost - arkadaş toplulukları içinde suskun kalırım.
“Sen niye konuşmuyorsun?”, “Hayırdır, sesin çıkmıyor”, “Sende bir şeyler söyle…” denir.
Sözün yeri ve zamanı ise, konu hakkında bilgi – veri – donelere sahip isem konuşurum…
Konuşmuş olmak için konuşmak, kişiye yakışmaz. Hele ki; yaşınız da varsa…
Biz yaşta olgun insanlar, ya susup oturacak yada konuşursa doğru ve sadece gerçekleri konuşacaklardır. Bunun akside bizlere yakışmaz…
Burada, hedef ve amacın “sukut” olmadığına dikkatinizi çekerim.
Bir halk deyimi vardır; her köfteye maydanoz olan, her makarnaya salça olanlar için söylenir:
“Yırtık dondan çıkar gibi…” diye…
Adam gibi adam bunu yapmaz dostlarım…
Bunları anlatıyorum çünkü elimde üç olay var ki, bu “yırtık dondan çıkanı!..” hatırlattılar bana…
Biri ülke gerçeklerinden kopuk, o ülke senin bu ülke benim gezen, ülke sorunlarını Avrupa’nın elit kafe ve restoranlarında kaleme alan, spor yazarlığı merakı olan “aydın”ımız.
“AKP’nin gizli gündemi olduğuna inanmıyorum” diyor.
Aydın, topluma hitap ederken, öngörüleri ile değil somut bilgilerle seslenir.
Tarikat ve cemaatlerin arasına hiç girdin mi? Buralarda neler oluyor biliyor musun? Binlerce iş yerindeki sadaka kutularında toplanan paraların nereye gittiğini biliyor musun? Bu tarikat ve cemaatlerle kimlerin işbirliği yaptığını bağlantılarını biliyor musun da kalkıp bu lafı ediyorsun…
Ben bu vatan ve cumhuriyetimiz için, kelleyi koltuğa alıp, tarikat ve cemaatlerin içine daldım.
Sırça köşkte oturup ahkam kesmeyip, gerçeğin içinden seslendim dostlarıma ve olabildiği kadar halka. Hadi bu zor geçelim…
Sıradan bir AKP yandaşı ile varoşlarda hiç muhabbetin oldu mu? O bölgelerde tek bir kahvehaneye gidip, karbonatlı bulaşık suyu çay içtin mi? Oralarda ne muhabbetler var bilir misin? O kahvehanelere hangi partinin il – ilçe başkanlarından öte, hangi partinin milletvekilleri gittiği konusunda zerre kadar bilgin var mı?
Yok… Eğer gerçekten olsa; “AKP’nin gizli gündemi olduğuna inanmıyorum” diyecek yürek ve cesaret olmaz. Halkı yanlış bilgilendirmenin vicdani sorumluluğu nedeni ile gece uyku uyuyamazsın…
İş adamı Sayın Koç; “Kılıksız, sakal ve bıyıklı kişilere iş vermem” dedi.
Başbakan hemen lafa atladı; “Ülke gerçeklerinden kopukluktur bu…”
Haaaa… Ülke gerçekleri, şalvarlı – poturlu, çember sakal ve pos bıyıklı yani…
Bundan sonra bu tipler ülkede arzı endam edecekler, buna alışın diyorsun yani…
Avrupa Birliğine gireceğim palavrası atılıyor ama Avrupa’nın yasakladıkları bizde serbest olacak. Uygar ve medeni dünyayı böylece yakalayacağız.
“Yerseniz” diyeceğim ama “yiyen” çooook….
Deniz Baykal’ın konuşmasına, AKP’nin Mir’i cevap veriyor; “Haydi başka kapıya…”
Ne ülke olduk hayret ediyorum. Ne hallere geldik.
Şu ülke insanının, hele aydın geçinenlerin düştüğü hallere bakıyorum…. Onlar namına utanıyorum.
Bir Allahın kulu da kalkıp; “Bu seninki hangi kapı?”, “Bu ne menem bir kapıda ben bu kapıdan çevriliyorum…”, “Bu ülkede kimse fark etmeden yeni yeni özel kapılar mı oldu da, bizlerin haberi yok?” diyemedi…
Diyemez… Dar kafalar, düz bakış açıları buna imkan vermez…
Oysa bu; “Haydi başka kapıya…” lafı, önü arkası, aşağısı yukarısı olan çok anlamlı bir ifade…
Akıl sahibi için, anlamak isteyen için…
Dediğim gibi; “Ya sus otur, yada konuştuğunda adam gibi doğruları konuş”…
Dostça kalın.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
4 yorum:
Koç'a ülke gerçeklerinden kopuk diyen Erdoğan'ın eski şirketi veya oğullarının çalıştığı şirketlerde ramazan günü bir iş başvurusu sırasında bir su isteyin ne olur görün. "Dinime küfreden bari müslüman olsa" denir buna.
Dostça kalın
Dilinize sağlık.
Çok haklısınız.
Katkınız için teşekkür ederim.
Sağolun.
Dostça kalın.
Merhaba
Benim bloguma olan linki blogspot'a da verebilirsiniz. blogcu da kalacaksa bağlantıyı
http://uygarradikal.blogcu.com
olarak değiştirebilirmisiniz?
Selamlar
Her iki sayfaya da yer verdim.
Sanırım daha iyi olmuştur.
Selamlar.
Dostça kalın.
Yorum Gönder