Ülkemizde, islami darbenin planları yapılmakta ve adım adım uygulanmakta.
Öncelikle başı çeken Kürtler, özellikle vatandaşın dini duygularını istismar edip, Tarikat ve Cemaatlere siyasi olarak büyük destek sağlamakta.
Tarikat ve cemaat ileri gelenleri Türkiye’de çeşme başlarına yerleştirilmekte.
ABD ve AB’nden de destek ve cesaret alan bu hareket, ülkemizdeki İslamcılarla da birliktelik içinde kol-kola durumdalar.
Devasa bir ekonomiye sahip bu Radikal İslamcı, ülkeyi parçalama amaçlı hareket bilhassa ülke aydınlarına yakın olabilmek ve onları eline geçirmek için büyük savaş veriyor.
Bunun amacı toplumsal ses olarak açıklanabilir…
Ve sonunda bu aydınları tek tek satın alarak, doyurarak yanlarına çekmeyi başarıyor.
Bu arada, suya sabuna dokunmayan, “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” düşüncesindekiler, ve ülke gerçeklerinden kopuk, “Ben demokratım...”, “Demokratik çözüm” diye ahkam kesen, demokrasi ve hukuk katledilirken seyreden avane dangalaklarda ekmeklerine yağ sürüyorlar.
“Aman ihtilal” olmasın çığlıkları ile kendi islami darbelerini kamufle ediyorlar.
Bu çığlıklar, Ergenekon yutturmacası içinde cumhuriyetçi-Kemalist yazarlarla birlikte insan hakları ve hukuk alenen çiğnenerek ordu da köşeye sıkıştırıldı.
Bunun zaten, İslamcıların orduya sızabilmek için spesifik bir planın parçası olduğunu anlayan da pek yok.
Daha önce söyledim; “Yazıyor ve söylüyoruz ama anlamak içim önce ‘adam’ olmak gerek” diye.
Bugünde yine söyleyeyim de kimse umursamasın. Taptaze bilgidir, yeni çıktı tarikatlardan….
Tarikat ve cemaatler bu yıl askeri okullara kabul için açılan sınavlara 1500 kadar genç gönderecekler. Varın gerisini siz düşünün…
Haa… “Bu haber yeni değil. Tarikat ve cemaatler zaten her yıl bunu yapıyor” diyecek olanlara…
Evet doğru ama bu yıla kadar en fazla 200-400 arası genç gönderiliyordu. Bunun, elimdeki verilere göre % 3 kadarı askeri okullara girebiliyordu. Yine % 3 olarak bir değerlendirme daha yapın bakalım. Bu kez 1500 kişi. Ayrıca bu sayıdaki farkın % takdirini de sizin yorumunuza bırakıyorum…
Evet, doz duman arasında gelen islami darbe demiştik. Devam edelim; Bunun aktörleri çok.
Bir zamanlar, El Kaide’nin aynı adlı gazetesi “Taraf”ta, bir yandan aydına hitap eder, elit görüntüsünün altında ortalığa en fazla toz duman salan bir unsur.
Basın – medya önce halk için vardır ama gidinde ulaşın bakalın Taraf gazetesi yazarlarına, ulaşın ve demokratik bir hak olan eleştiri hakkınızı kullanmaya çalışın bu yazar ve yazılarına.
Mümkün değil… Sözde iletişim adı altında her “Taraf”ları kapalı.
“Durmak yok, yıkmaya devam” düsturundan hareket alan bu ve benzeri yandaşlar, demokratik eleştirilere zaman ayırır ve bunları değerlendirirler mi hiç…
Olmayan darbe söylentileri ile onlarca kişi göz altına alındı…
Hiçbir belgesi olmayan, sadece söylentiler ile tutuklanan ve 1 yıldır içerde yatan insanlar…
Oysa gerçek darbe şu an yaşanıyor… Alenen ortada, gözümüzün önünde…
Belgenin daniskası da Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açtığı dava…
Yeter mi?...
Evet… Bu islami darbenin kod adı “Demokrasi”…
Şimdi çok merak ediyorum.
Delilsiz olarak insanları 1 yıl içeri atabilen ülkemiz savcıları,
Delili olan bu suç ve suçlulara karşı ne zaman harekete geçecek…
Dostça kalın…
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
2 yorum:
Merhaba,
Yazılarınız gerçekten çok bilgilendirici, düşündürücü, emeklerinize sağlık...
Ben artık bu ülkenin vur patlasın, çal oynasın insanlarından bıktım, her şey olacağına varır diyorum..tv'leri açıyorum çingen starlar, karı-bulma, koca bulma programları! Eh, demek her şey güllük gülistanlık! Taraf denilen paçavrayı gazete niyetine okuyanlar, paçavranın sözüm ona yazarı Ahmet ALtan'ın (yoksa öteki birader miydi al birini çal ötekine) ülkeyi bir çift kadın göğsüne (ki, o bu kadar kibar telaffuz etmemiş) satarım dediğini biyorlar mı acaba? Biliyorlar da yine okuyorlarsa, Allah da onları bildiği gibi yapsın..
sağlıcakla kalın
Sağolun temas ettiğiniz konulara tamamen katılıyorum. Elbet bizim vatandaşımız bunlar ama TV'de çingene starlar, kürt dizileri, kürt şarkıcılar cirit atıyor. Ayrıca insanımızda buna pirim veriyor.
Ahmet Altan'ı çocukluğundan tanırım. Bir süre bir yerlerde beraberde çalıştık.
İllada farklı bir çizgide olmak istedi. Bu çizgiyi tanımlarken sapla samanı karıştırdı.
Paranın şımarttığı, ünlü babanın gölgesinde bedavadan ekmek kazananlar bunlar...
Elbette vatanını satacak...
Ama sakın unutmatın...
Satması için insanın önce vatanı olmalı.
Dostça kalın.
Yorum Gönder