BLOGGER'a TEŞEKKÜRLER DemotikE

15 Temmuz 2008 Salı

İddianame diye birşey yok

İddianamenin açıklanması diye bir şey yok.
Olamaz…
Hukuken böyle bir şey mümkün değil.
Mahkemeye iddianame sunulacak, mahkemenin incelemesinden sonra iddianame önce kabul edilmeli ki; İddianame adını alabilsin.
Kim biliyor belki de mahkeme bu yazıları geri gönderecek; Mahkeme davayı kabul etmeye bilir, eksik bulup tamamlanmasını isteyebilir, bu yazının bir kısmını iddia olarak ele alabilir.
Ben şahsen, bu konuda doğmamış çocuğa don biçmeye kalkmam…

Birileri yazıyormuş… Gazetelerde manşetler olmuş “iddialar”…
Bunlar sadece gaz…
Ben hukuka bakarım. Doğru bildiğimden şaşmam ve kimseyi de bu (henüz) mesnetsiz konularda şaşırtacak yazılar yazamam.
Aslında bu açıklama bile hukuk dışı ve kanunsuzdur…
CMUK’a bakınız…
Burada yargısız infaz yapılıyor…

Dostça kalın.

2 yorum:

hamdivehusnucan dedi ki...

günaydın nasılsınız.linda nasıl.havalar okadar sıcak gidiyor ki dışarı çıkmak biryana evde bile hareket etmek istemiyorum.yinede yaz mevsimini seviyorum ben yaz insanıyım:)bugün iki oglumda sizin orada-istanbul-birisi kendi işi için orada,digeride iş görüşmesinde.büyük dr.küçükte bilgisayar mühendisi.dün ege ve akdenizde depremler olmuş bu beni endişelendiriyor,fiatların almış başını gidiyor olması beni rahatsız ediyor.ben memur emeklisiyim.verilen zam beni şaşırttı okadar tuhaf ki.susuzluk tedirgin ediyor.bakliyat fiatları bir garip açıklandı.ben egitim enstitüsünde okurken-klasik cümle:)-hocalarımız şöyle derdi.biz tarımda kendisine yetebilen 7 ülkeden biriyiz.bunu 1982 söylemişlerdi ve biz 2008 yılında tarımda özellikle dışa bagımlı hale geldik.dün bir yetkili biz mercimek yetiştirmeyi bilmiyoruz dedi çok güldüm.iç anadoluda bile kimyonla birlikte yetişirdi ahhh ne oldu bize?niye göbegimiz dışarıya baglı çok düşündürücü?sizinle konuşmak saatler aylar sürer.fakat bugünlüklük sizi daha fazla tutmayım esen kalın.zehra

Demo dedi ki...

Selamlar.
Linda'nın keyfi yerinde.
Böyle olduğunu (yanımıza gelip pati atıyor) hareketleri ile belli ediyor.:)
Hüsnü'nün "delikanlılığı" devam ediyor mu?...
Ben yazıda-kışı da severim. İkiside ayrı bir zevk. Ama asla kar tatili diye birşey tanımam. Bana o aptalca gelir.
Para ile titire :) Ama günlük geziler olabilir. Kendin pişir kendin ye tarzı. Bence, Bursa (Uludağ) bu konuda harika.
Deprem ülkesinde yaşıyoruz. Marmara dediğimiz iç deniz, depremlerde çöküntü ile oluşmuş bir yer ve daha bu çöküntüler devam edecek. Gölcük bir örnek bu çöküntülere... Tabi deprem bilimciler bu konuya pek değinmiyorlar haklı olarak. O kez panik yaşanır.
Benim bilgim ki; inşallah yanlıştır. Önümüzdeki 30-40 yılda İst'da, Üsküdar ve Kadıköy sahil şeridinde harita değişecek...
Eeee. Fiyatlar konsu maalesef böyle. Yazılarımda Radikal İslamcılar ekonomiyi ele geçirdi derken neyi kastediyordum...
Verilen zam şaşırtmasın, üstelik zam alabildiğinize şükredin. Çünkü; Olmayan parayı veriyorlar.
Bilhassa İstanbul'da tüm memba suları dincilerin ellerinde. Kasten şehre iyi su verilmiyor. Ayrıca kuraklıklarda cabası.
Memba sularını ellerinde tutan yandaşlara menfaat sağlanıyor.
Meşhur Kayışdağı Suyu'nun kaynağına adamlar ev yaptı etrafını çevirdi. Yasalarımızda sı kullanma konusu bellidir ama bakan kim.
Bir dönem tarım ülkesi olduğumuz doğru ama bugün artık tarım ülkesi değiliz. Bunu ABD ve Avrupa yok etti. Bugüne dek gelen sağcı hükümetlerle yapılan ekonomik işbirliği anlaşmalarında tarımımız yok edildi. Köylü şehre göçe zorlandı. Toprak işleyenin su kullananın diye boşuna mı dendi.
Ama böyle olmadı. Anadolu'da ağalık sistemi korundu. Köylü ağalara kul edildi. Bu da göçü getirdi.
Tamamen spesifik çökertme planları bunlar. Ama dinleyen olmadı bizler anlatırken. Düşünün Rusya'nın sınırdan çevirdiği domatesin, içi piyasada dağıtıldığını söyledik.
10 gün sonra bakanlık konuyu ele aldı. Ama bu arada zararlı domates insanımıza bal gibi yedirildi.
Elbette göbeğimizden dışa bağımlı hale getirildik.
Halkın bilinçsizliği bunu yaratıyor. Tabi asıl planda halkın ilim ve irfandan uzak kalabilmesi.
Yılanın bir başıda tarikatlar; "Bugün süslü türbanlarıyla diğer kadınlarıda özendirecekler. Bugün, amacımız çizgisinde olarak kadın ve kızlar destek olarak önde olacak. Yarın bu kadın ve kızlarımıza, müslüman oldukları tekrar hatırlatılarak daha kapalı olmaları, onların iş hayatında olmamaları gerektiği ve sadece kocasının - erkeğin hizmetkarı olduğu gerçeği anlatılacak..."
Evet bu ve benzeri laflar tarikat ve cemaatlerde konuşulanlardan alıntıdır. Teybimde kayıtlı. Belgelerimin arasında.
Artık gerisini siz anlayın.
DemotikE neyin mücadelesini yapıyor. Niye çırpınıyor.

Dostça kalın.