PLEBİSİT – (Halk oylaması)
Halka; “Bu yönetimi istiyor musun?”
Bu yönetim; “Kalsın mı, gitsin mi?”
“Bu yapılsın mı, yapılmasın mı?”
“Bu kişi - kişiler cezalandırılsın mı?”
şeklinde sorulan, cevabı sadece evet yada hayır olarak verilebilen genellikle faşist ve monarşik yönetimlerce uygulanan oylama.
Yönetimlerin, sorumlulukları doğrudan yüklenmeyip topu halka atması…
PATERNALİZM
İşçi – işveren ilişkilerini aile içi gibi (sözde) saygı ve sevgiye dayandırıp, burada babanın (patron) otorite olmasını savunan düşünce.
Sırt sıvazlayarak sömürme…
TAYLORİZM
İşçinin çalışma süre ve şeklini düzenleme – destekleme ve yasalarla kontrol altına alma ilkesi.
Çalışma bakanlıklarınca uygulanması gereken bu ilke, genellikle geri kalmış ülkelerde (sözde) sendikalaşmaya izin vererek bu sorumluluklarını sırtlarından atıyor.
Sendikal faaliyetler için önce yasaların uygunluğu söz konusudur. Bu ülkelerde yasaların dar çerçeveleri zaten sendikalara çalışma alanı bırakmamakta…
JEOSTRATEJİ – ST
Bir ülkenin, özellikle komşu ülkelere göre coğrafya, ekonomi (yer altı – üstü) ve nüfus etkilerine göre durumu.
Ve inceleme bilim dalı. Konuya vakıf bilim adamı.
JEOPOLİTİK
Jeostratejiden farkı, bu incelemeyi politik ve siyaseten yapıp, sadece komşu ülkeler ile sınırlı kalmaması.
BAŞBUĞ
Eski Türklerde orduların başına geçerek savaşan devlet adamı – hükümdar.
Başkomutan anlamındadır. Tek fark mutlaka savaşa girmiş olmalı.
YASAMA (T.C. göre)
Kanun koyma yetkisi. Yenileme – düzenleme – tadil imkanı vardır.
Bu yetki Türkiye’de sadece TBMM’ne verilmiştir.
YÜRÜTME (T.C. göre)
Yasaların dağılımını – yetkileri sınıflayıp, işlerliğini denetleme yetkisi vardır.
Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar Kurulu, İdareler ve Emniyet Md.
YARGI (T.C. göre)
T.C. mahkemeleri bu görevi yerine getirir. Savcı ve hakimler görevlerini yerine getirirken gerektiğinde, kolluk kuvvetlerini kullanabilirler.
Önemli not:
Yasama; Yasa koyma ve onamadır.
Yürütme; Yasanın süresinden başlayarak, doğacak uygulama hata ve sorunlarını içine alır.
Yargı; Yasanın uyulmadığı – aykırılığın olduğu durumda etkinliğini gösterir.
Gelişmiş ülkelerde, bu görev dağılımları farklılıklar gösterse de ana yapı bu şekildedir.
SENDİKA
Üyelerinin, başta parasal kazanç olmak üzere çeşitli sosyal haklara kavuşturulmasını sağlamak, iş kolunun riskleri nispetinde işçi çalışma saatleri ve sağlığı konusunda işçi lehine çalışan örgüt.
GREV
İşverenden, istenen bir hakkın alınamaması durumunda, topluca işi bırakma eylemi.
LOKAVT
İşverenlerin, işçilerin uyguladığı grev hakkına karşılık olarak, kullandıkları (kalkan) geçici olarak işyerinin kapatılması eylemi.
Ekonomik kayıplarının olmaması için genellikle sağcı-kapitalist yönetimlerinde desteklediği bu eylem, sonuçta işverenin en azından maliyeye olan yükümlülüklerini ortadan kaldırmaktadır. Oysa biliyorsunuz, maliye politikalarında işyerinin zararlarında dahi devlet alacağına şahindir.
Not: Gerçek sosyalist ve komünist ülkelerde, bunun uygulanması için teklif dahi verilemez.
LAİKLİK – LAİSİZM (Türkiye)
Bir ülkenin yönetiminde, din ve devlet işlerinin bir birinden ayrı tutulması gerekliliği ilkesi.
SEKÜLERİZM (Gelişmiş ülkeler)
Laiklik – laisizm deki açıklama – tanım aynen geçerlidir. Ayrıcada böyle olmalıdır ama bir takım farklılıklar, en azından bugün böyle uygulandığı için Türkiye – Uygar dünya olarak ayırmak zorunda kaldım.
Maalesef, ülkemizde uygulanan laiklik anlayışı, Avrupa’nın çok gerisinde bulunmaktadır. Zaten bu yüzdendir ki; Türkiye’de cılız-korumasız bırakılan laisizm, dini odaklarca sürekli saldırıya uğrayabilmektedir.
Hiçbir gelişmiş ülke dini yapılaşmalara bütçesinden para ayırmaz ve desteklemez. Bu (dini) görevini bırakarak siyasete soyunmaya izin verilmez. En azından belirli süreçler gereklidir. Ayrıca, laikliği teminat altına alan hiçbir yasaya dokunma imkanı da yoktur. Keza; Bu durum (değiştirilemez) ayrı bir yasa hükmü ilede tam kontrol altına alınmıştır.
Bizden farklı olarak (Türkiye’de sadece din ve vicdan hürriyeti şeklinde muğlak bir ifade ile geçiştirilmiştir) din ve dini yerler, yeni yapılaşma, din adamı sayısı, gelirleri, dini ayin ve etkinlikler de tamamen yasalarla altları çizilerek belirlenmiştir. Bu arada, azınlık (dini açıdan) haklarıda tamamen yine yasalarla tanımlanmıştır.
Bir örnekle bitirelim; Türkiye’de herhangi bir vatandaş “cami yapacağım” der ve belediyeden izin alıp bu işe başlar. Diyanet’e bile danışmasına presedür olarak gerek yoktur.
Cami bitiminden sonra, bu teklif götürülür.
Oysa gelişmiş bir ülkede öncelikle söz konusu bölgede böyle bir eyleme sadece ülkenin en yüksek dini makamının onayı gerektir. Ve kişiler böyle bir işe tek başlarına girişemez. Ancak; Yüksek otoriteye bu teklif götürülür ve kabulünde (nerede ve nasıl olacağına –proje- karar verebilir) bu bağış doğrudan yüksek makama yapılabilir ki; Burada bir sorunda bu makamlara yapılacak bağışların azami miktarları da bellidir.
(Devam edecek)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
6 yorum:
Merhaba,
bugün sadece Granada'yı dinledim dersem kızar mısınız?:)akşam vakti uyumadan önce Granada iyi geldi, hayallere daldım gece gece...şöyle eski Hollywood filmlerine gittim, siyah-beyaz..uzun tuvaletli güzel kadınlar dans ediyor, ağızlarda uzun sigaralıklar, Rita Hayworth gibi:) hepsinin sebebi Granada oldu beni aldı götürdü yani:)teşekkürler
iyi geceler...
Bu parçaları tek tek arıyorum.
Bazılarını da İmeem'e tanıdık adreslere ben koyup oradan alıyorum.
Bunlar en sevdiğim parçalar.
100 tane yapsam hergün ayrı parça koymaya çalışacağım.
İyi geceler
Dostça kalın.
Merhaba
Arada bir bu sayfaya geliyorum.
Dikkatimi çeken siyasette bu şekil müzikler başka bir hava vermiş.
Ben bu klasikleri pek sevmem ama nedense bu sayfada hoşuma gidiyor Başka şeylerde var.
Çok sayfa gördüm ama sizin kullandığınız renkler düzen yani bu müziklerlede başka türlü şeyler olmuş
Ama yani neticede güzel
Profilde yaşlı görünüyorsunuz bu sayfayı sen yaptınsa valla helal derim.
Bi de lafın güzel
bende dicem
dosca kal
Dostum, ben 18 yaş altına sayfayı yasaklamadım.
Sadece "uygun ve etik olmayabilir" diyerek, inisiyatifi bu kişilere bıraktım.
Beğeniler kişiye göre elbet farklılıklar gösterir. Ne varki, bu sayfada birşeyleri beğenmiş olmanız, bendenizi mutlu etti.
Sayfamda sadece klasik müzikler olmayacak, örneğin (Granada) gibi. Ama bu da bir süreç gerektirmekte.
Klasikleri pek çok kişi sevmez. Çünkü dinletilmiyor - dinlenmiyor.
Klasikleri ciddi şekilde dinleyen kişi, tabanında hangi kültür olursa olsun aslında sever.
Bu arada "renkler - düzenden" bahsediyorsunuz (mizahpaj).
Bendeniz bir zamanlar bu konuda 2 gazeteciye ödül kazandırdım...
"Yaşlı" görünme konusuna gelince, yaşlılığın tanımına giren hiçbir özelliğim yok (yaş hariç) ki; "yaşlılık yaşı nedir?" diye sorarlar adama.
Evet, sayfa tamamen bendenize ait olmakla birlikte bazı öneriler çizgisinde hareket ediyorum.
Beğenip, "güzel" dediğin "lafımı" birde doğru yazmış olsan daha "güzel" olacaktı.
Dostça kal.
Selamlar.. Yorumlarınız için çok teşekkürler demeye geldim..
Ne demek dilediğinizi yapabilirsiniz.. Sizin sayfanızı da kısa süre olmasına karşın tanıma fırsatım oldu.. Çok güzel çalışmalar, özellikle arşivinize bayıldım..Bir kaç yazınızı okuma fırsatım bile oldu.Daha sonra izlemeye çalışacağım..Emekleriniz için çok teşekkürler..
Saygı ve selamlar..
Kıymetli Fıkra sevenlere;
Ne olursa olsun, onay alınmalıdır diye düşünüyorum.
Link konusundaki anlayışınıza ve
ayrıca; sayfamla ilgili onore eden yorumunuza da çok teşekkür ederim.
DemotikE'de size,
saygı ve selamlarını sunar.
Dostça kalın.
Yorum Gönder