Tarikat ve cemaatlerin Kürt kökenli olduğunu, bunların doğrudan Iraklı lider ve aşiretlerle bağlantılarının olduğunu, daha açıkçası bunların PKK işbirlikçileri olduklarını, ülkemiz insanının temiz dini duygularını sömürerek yanlarına çekerek müridleri yaptıklarını, daha ötesinde yine planlı bir şekilde bu yolla halkımızı bölerek, Kürtlere avantaj sağlamak amacında olduklarını, ülkemizdeki dini ve dinci görünen partileri yönettiklerini, bu partilere genellikle tarikat ve cemaat önde gelenlerini soktuklarını, ve dolayısı ile hepsinin Kürt olduklarını, kimbilir kaç kez yazdık.
Ortadoğu ve Asya’nın uyuşturucu trafiğinin başında olduklarını, yönettiklerini ve yine bu bölgede organ kaçakçılığının ve mafyasınında bunlar olduğunu, sözde dindarlar ama beyaz kadın ticaretinde de ellerinin olduğunu hep anlattık…
Bakın bir yerlerden balon yapınca, nasıl temel taşlarına zarar gelmesin diye başkan yardımcısını bile siliveriyorlar.
Deniz Feneri olayında da aynı şeyler olmadı mı?
Bunlar nedir ki;
Bekleyin…
Daha ne “Fener”ler – “Mir”ler görecek ve yaşayacağız…
Dostça kalın.
7 Kasım 2008 Cuma
AKP'nin balonu!
Etiketler:
blog,
Dış politika,
din,
etnik gruplar,
güncel,
günlük,
haber,
medya,
politika,
Siyaset,
tarikatlar,
yazarlar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
8 yorum:
Sayın Kardeşim,Dostum,Arkadaşım
Miri sildi yerine Aksuyu getirdi albirne vur ötekine buda doğulu kürt ve ayrıca 70 milyon nufuslu 550 milletvekili bulan T.C TBMM'sine Hükümet Kabinesinde Kaçtane Kürt Kökenli Bakan var Baş Danışmanlarından bizim çocuğu dinleyiniz diyen Bim Mağazalar zinciri Ortaklarında Cüneyt Zapsu da Kürt isyancı Saidi Nursi'nin Torunu, bunlar varya Allahın cebinden Peygamberi çalarlar ayrıca Konya dincilerin klelerinden bir ilimiz Türkiye Genelinde en çok Alkol tüketen iller arasında ve esrar,uyuşturcu tuketimi ve gece içki alemlerinde tepside kadın oynatan yine kendileri deve hörgücünü görse catlarmış derler ya bunlarda bizim kör halkımıza söylersen iftira atıyorsun derler ben bunları birebir yaşadım, yaşadım derken konyada bu alemlere girdim ama dincilerle olmadım sakın yanlış anlamayın bunların bu alemleri yaptıklarını oradaki arkadaşlarımdan işittim.
'Posta' Gazetesinin Ankara temsilcisi Hakan Çelik'in yazısı
BİR TÜRK OLARAK KÜRTLERE SORUYORUM :
Bu yazıyı bir sitede gördüm ve paylaşıyorum. Herkes kimin
ne demek istediğini, ne ile ne kastedildiğini iyi biliyor, buyrun okuyun;
Altta sizlere vereceğim yazı tarafımdan yazılmamış olup, Kürt ve Türk
kelimeleri genelleme mahiyetinde kullanılmamıştır... Türkiyeyi vatan, Türkleri
kardeş bilen Kürtlerin başımızın üstünde yeri olduğu gibi, burada yüklenildiği
anlam itibari ile Kürtten bin beter olan Türklerin de gözümüzde zerre kadar
değeri yoktur.''Kürtler bu ülkeye ne vermiştir?'' Kürtlerin, Türkiye'ye bugüne kadar ne
katkıları olmuştur? Sosyal, bilimsel ve sanatsal manada yaşamımıza neler
katmışlardır?
Kendilerini etnik kökenlerini ön plana çıkararak tanımlayan ve kendilerine
verilmiş en büyük hak olan ''BU GÜZEL ÜLKENİN, TÜRKİYE'NİN VATANDAŞI OLMAK
HAKKINI'' bir kenara iterek, etnik köken üzerinden ırkçılık yapmayı tercih eden
bu kitle, bu ülkeye ne vermiştir ve bu sapkın anlayışla ne verebilir?
Kürtlere soruyorum; neden Terör sizde, beşik kertmesi sizde, kız çocuklarını
başlık parası adetiyle adeta bir eşya gibi alıp-satmak adeti sizde, her türlü
yasadışı işin altından çoğunlukla kürtler çıkmakta, kapkaç sizde, gasp sizde,
''NAMUS CİNAYETLERİ'' sizde, kaçakçılık sizde, uyuşturucu ticareti sizde, bu
ülkenin vatandaşı olmayı sindirememek hastalığı sizde, vur-kır-gasp et anlayışı
sizde, ÖZELEŞTİRİ yapmamak, kendini kritik etmemek problemi sizde, nedensiz
aşağılık kompleksi sizde, başına kuş pislese devleti ve diğer insanları suçlamak
sizde, her şeyi devletten beklemek sizde, asimile edildiğiniz yalanını söyleyip,
21. yüzyıl Türkiyesi'nde tek kelime Türkçe bilmeyen milyonlarca insan sizde,
emperyalist devletlerin size sahte bir mazi yapıştırması neticesinde Anadolu'da
hiçbir zaman varolmayan, sözde gasp edilmiş hayali bir anavatanınız olduğu
yalanını söylemek yine sizde.
Bu ülkeye hiçbir şey vermeden, kaba kuvvet ve vandalizmle, terör ile toprak gasp
etmeye çalışma ahlaksızlığı sizde, diyaloğu ve insani ilişkileri es geçip,
yakarak ve yıkarak bu ülkeyi bölmeye çalışmak sizde, Avrupa'ya gidip Türkiye
Cumhuriyeti ve onun şanlı ordusu Türk Silahlı Kuvvetleri hakkında her türlü
asılsız yalanları söylemek, bana işkence yaptılar, baskı yaptılar, dilimizi
konuşamıyoruz, fırsat eşitliği yok gibi mesnetsiz yalanları söyleyerek siyasi
mülteci statüsüyle o Avrupa ülkelerine yerleşmek, bir parazit gibi yaşayıp
oralarda da suç işlemek yöntemi sizde, sizlerde...
Avrupa'da Türkiye'yi şikayet etmek söz konusu olunca ''ben kürdüm'' demek, ama
cebinde Türkiye Cumhuriyeti kimliği ile Avrupa ülkelerinden herhangi birinde SUÇ
işlediğinizde ''ben Türküm'' demek üçkağıtçılığı sizde, çapulcu terör örgütüne
her türlü desteği verip, demokrasi ve insan haklarından bahsetmek, ''şiddeti
kınıyorum'' demek bu yalanları söylemek ve bizleri enayi zannedip, aptal yerine
koymaya çalışmak terbiyesizliği ve alçaklığı sizde, bu ülkede yaşayan onlarca
farklı etnik kökenlerden milyonlarca insan, etnik kökenleriyle ilgili en ufak
bir sıkıntı çekmezken, özgürce siyaset yapabilirken, milletvekili ve hatta
başbakan bile olabilirken, verdiğimiz Kurtuluş Savaşı mücadelesi sonucu elde
edilmiş, CUMHURİYETİMİZ'in kazanımlarını içlerine sindiremeyen sömürgeci,
kolonici, etnik soykırımcı, emperyalist devletlerin maşası olmak, tetikçisi
olmak düzenbazlığı NEDEN hep sizde?
Lütfen bu sorulara yanıt verin, tabii verebilirseniz...
Bu memlekete bugüne kadar ne verdiniz de, ne istiyorsunuz?
Eğitim diyorsunuz; Öğretmen öldüren terör örgütünün katillerini ve elebaşısını
lider, siyasi irade kabul ediyorsunuz.
Dilimizi konuşamıyoruz diyorsunuz; O halde bugüne kadar Türkiye'nin çeşitli
kentlerinde açılmış ''Kürtçe Kursları'' sözde dil öğrenmeye susamış sizlerin
ilgisizliği sonucunda neden kapandı?
Siyasi platformda temsil hakkı diyorsunuz; Siyasetinizi etnik ırkçılığa ve
bölücülüğe dayalı söylemler, eylemler ve politikalar üzerine yapıyorsunuz.
Yarattığınız terörden 30 bin insan can veriyor... En ufak bir özeleştiri, en
ufak bir günah çıkarma yapmıyorsunuz.
Sizlerin canı can da, bu ülkeyi ve içinde yaşayan masum insanları terörden
korumak için hayatını hiçe sayıp şehit olan anne kuzularının, evlatların canı
patlıcan mı?
İstanbul'da sokaktaki vatandaşlara saldırmak, molotof kokteyli atmak, otobüs
yakmak, polise ve sade vatandaşlara, kadınlara, ufacık çocuklara ''kaldırım
taşları'' atıp kafalarını yarmak neyin protestosu? Hangi köhne düşüncenin, hangi
barbar anlayışın dışavurumu? Bugüne kadar hangi ''kürt kökenli'' türk
vatandaşına; hop! sen kürtsün şu şehre giremezsin, şu işi yapamazsın, şu mesleği
icra edemezsin! denmiş, veya denmekte?
Bu ülkenin en çok para kazanan insanları çoğunlukla kürt kökenli şarkıcılar,
eğlence yeri sahipleri, işadamları, ticaretle uğraşanlar, turistik otel
sahipleri, eğlence dünyasında; tv'de, gazinolarda iş yapan isimler (ibrahim
tatlıses, yılmaz erdoğan, yıldız tilbe vs.) değil mi?
Hani ne oldu ''fırsat eşitsizliği yalanınıza?''
İşin doğrusu, sizin sorunuz bu ülkeyi terör ile, vurarak kırarak bölmek! Bir
oldu-bitti yaratarak bu güzelim memleketi parçalamaktır. Bu kadar basit. Şu
çıplak gerçeği artık ilkokula giden küçücük çocuklar bile anlayabilmektedirler.
''KÜRT'' kökenli vatandaşlarımız, eğer bunca kan ve gözyaşı dökülmesine sebep
olan bu BÖLÜCÜ IRKÇI TERÖRİSTLERİ hala destekliyorlarsa, KUSURU DEVLETTE DEĞİL,
KENDİLERİNDE ARAMALIDIRLAR!
Meydanlarda eller hep zafer işareti, ellerde 30 bin insanımızın katili kanlı
terör örgütü pkk bezleri, terörist başı apo posterleri, yakarız-yıkarız
tehditleri ve herkesin malumu ülkemizdeki büyük kentlerde meydana gelen şu son
terör olayları...
Çapulcu terör örgütünün hazırladığı ''şemdinli fiyaskosundan'' sonra, ellerine
para vererek sokaklara salıp polisimize, güvenlik güçlerimize, halkımıza taş ve
molotof kokteyli attırdığı küçücük çocuklar...
Çocuğunu terör örgütünün militan olarak kullanmasına müsade ediyorsan, bu kaos
ve terör yöntemlerinden medet umuyorsan ve bu yolla bu ülkeyi böleriz, sözde
ülkemizi de kurarız diye düşünüyorsan, canın yandığında veya meydanlara
saldığın, yak-yık-kır-dök evladım dediğin çocuğunu kendi ellerinle ateşe
attığında da bunu devlete fatura edemezsin.
Demokrasiden bahsedip, TERÖR yapmak? İnsan öldürüp hak talep etmek? Bu ne yaman
çelişki... Hak isteyen, hukuk isteyen önce bu ülkenin bütünlüğüne, bu ülkenin
insanlarına, toplum kurallarına SAYGI gösterecek. Ülkesine katkıda bulunacak.
İNSAN gibi davranacak, yakmayacak-yıkmayacak.
Kısacası; TERÖRİST ile arasındaki farkı yine bizzat KENDİSİ ortaya koyacak. Bu
ülkenin güzel insanlarını kendine inandıracak. Kürt toplumu yüzyıllardır
kendisini sömüren, geri bıraktıran, kulun kula kulluk ettiği ''FEODAL DÜZEN''
denen ilkel sistemden ne zaman vazgeçecek? Ne zaman HANIM FERTLERİNE gereken
''ÖZGÜRLÜĞÜ'' teslim edecek? Ve neden ülkede en yüksek kadın intiharları
Batman'da? Neden aile içi şiddet sorununda ve TÖRE CİNAYETİ denen illette
ekseriyetle kürt kökenli insanların yaşadığı iller hep başı çekmekte?
Büyük şehirlerde kapkaç ve bu tür illegal suçları işleyip, elde edilen yasadışı
geliri Terör örgütüne aktarma suçu neden hep kürt kökenli çocuk ve gençlerde
görülmekte? Neden, neden, neden?
Kürdüm diyen sizler, acaba bu KUSURLARINIZI hallettinizmi ki, TÜRKLERİ
pervasızca eleştiriyorsunuz? Size yer, yaşam hakkı, hak-hukuk vermekten başka ne
yapmış bu ülkenin vatandaşları?
Güzel bir atasözü vardır. ''GÖZÜNDEKİ ÇÖPÜ GÖRMEZ, ELALEME ŞAŞI DER!''
Bu özlü söz ülkemizin içine düşürülmeye çalışıldığı ''kürt fesadını'' ne de
güzel anlatıyor değil mi?
(Ekleme: Toprakları için emperiyalist ülkelere karşı verilen Kurtuluş Savaşında
sadece 700 kürt şehit olmuştur. Onlar da kendi yöresini savunurken)
Alıntı:Internet Aramaları http://alaka.net/gunce/kurtlere-soruyorum.html
Sayın Yılmaz,
Katkılarınız için çok teşekkür ederim.
Bu yazıdan haberim var. Sizin buraya eklemeniz çok iyi oldu.
Konya ile ilgili söylediklerinize gelince...
Duyduklarınız tamamen doğru.
"Bunlar yalan, iftira" diyenler elbet olacak. Belki sizde yok, olmayabilir ama bizlerde, bendenizde bunların belgeleri mevcut. Yazılarımda okumuşsunuzdur. Ben bunların içindeyim...
Dostça kalın.
İktidarını sürdürmek ve pekiştirmek için gerekirse yumuşak, demokrat , çözümcü tavırlar , gerekirse sert, milliyetçi, statükocu tavırlar izlemekte hiç tereddütü olmayan bir tavır içinde. Bu politikalarına zarar verecek , en ufak bir eleştiri getiren herkesle yolunu da ayırabilir. Ne oldu 2 Milyar dolarlık kalkınma projesi? Pompalı tüfeklere mi harcandı?
Kıymetli dostum Uygarradikal;
Gerçekten çok güzel bir soru...
Evet... Neticede, Başta Kürtler, tüm islamcılar aklın alamayacağı şekilde silahlanıyorlar.
Ülkeye, peynir-ekmek gibi sokulan ve dağıtımı yapılan bu silahlara hiç bir müdahale yapılmamakta.
Şunu hemen ekleyeyim...
Dürüst vatandaşımızın, bu taraklarda bezi olmadığı için bilgisi yok...
Yasal, silah alma ruhsatları bile bugün öyle yokuşlara sürülüyor ki, akıl ve mantık almaz.
Ama öte yanda, tarikat ve cemaatler silahlı ordu kuruyor, bakan yok.
Katkılarınız için teşekkürler.
Dostça kalın.
AÇIKLAMA
Sayın Şükrü Yılmaz'ın, eklediği yazı;
"BİR TÜRK OLARAK KÜRTLERE SORUYORUM"
Hakan Çelik imzasını taşımakla birlikte, Sayın Hakan Çelik; "Tarafımdan kaleme alınmamıştır" demektedir.
Bendenizde, bu konudan yeni haberdar edildim.
Bu konuda, yardımcı olan dostlara teşekkür ederim.
Bilgilerinize.
Dostça kalın.
hep cehaletten geliyor başımıza ne gelirse, bunları okusalar, öğrensenler, AKP ye kimse oy vermez..(kürtler, irticacılar haricinde,)
güzel bir haftasonu dilerim
selamlar
Sevgili antartika;
Bizler yazarak görevimizi yapıyoruz ama bakmayın siz..
Bu yazılanlar çizilenler, okuması gerekenlerce okunmuyor. Pek çoğunun okunması da zaten mümkün değil.
Bırakın yazı okumayı, evindeki TV'nin kanalını bile değiştirmesi mümkün değil.
Radikal islamcı bir ailede, ev kadınları (pardon, evi ile erkeğinin uşak ve hizmetkarı) yada çocuklar, o TV'nin kanalı ile (islamcı kanallardır) kaza ile de olsa bir oynayacak olsalar, ister inanın ister inanmayın, ya feci dayakla kurtulurlar yada "bu namussuz olmuş" deyip, baba evlerine yollanırlar.
Burada işin en acı yanı, baba evinde de "suçludur, namusu elden gitmiştir".
Bunu anlamak için yaşamak gerek.
Yoksa, normal insanların inanması bile zor.
Başımıza gelenlerin büyük kısmı, bu gerçekleri bilmemekten de kaynaklanıyor.
Dostça kalın.
Sayın Hocam Mumkunse benim sayafaya bir uğrarmısınız eklediğim bir yazı var beğenecekmisiniz bakalımgörüşmek dileğiyle sevgi ve saygılarımla
Şükrü Yılmaz
Antakya/Hatay
http://www.sukruyilmaz.net/blog
Yorum Gönder