İki gündür e-postada tavan yapan konu Obama.
Obama seçilir mi?, Amerikan halkı zenci sevmez.., Siz Obama’yı tutuyor musunuz? Obama, orduyu gerçekten Irak’tan çıkarır mı? Ermeni konusunda McCain’in yaklaşımına ne dersiniz?, McCain, aslında daha usta bir politikacı görünüyor..
Blok dostlarıma değil ama posta dostlarıma, darılmayın ama biraz kırgınım.
Arşivimize hiç bakmıyorsunuz. Oraya boşuna konmadı.
Buyurun; bir tanesi aşağıda ve arşivde zaten mevcut.
Hiçbir ekleme yapmadan aynen yayınlıyorum.
Not: Yazının blogda yayınlanan ve e-postada dağıtımı yapılan 2 ayrı şekli var.
Bu yayında da aynı husus gözetilmiştir.
Amerika - Seçimler
8.1.2008
Kategori: Politika
Amerika'daki seçimlerle ve bu süreçle ilgili olsun, adayların kadın - zenci konusu olsun dağ gibi sorularınız geliyor.
Dünya ülkeleri ve onların yönetimleri ile ilgili olarak onca yazdıklarıma rağmen yinede geliyor.
Dost grubumuz arşivindeki "Amerika ve Amerika" yazımda ayrıntılar var.
Burada çok çok kısa olarak bir cevap vereceğim.
Amerika'da, başkanın o olmuş bu olmuş, zenci olmuş kadın olmuş, o cemaatten olmuş bu cemaatten olmuş olması hiç ama hiç bir şey ifade etmez.
Ve hatta o dinden yada bu dinden bir başkanın seçilmiş olması da hiç önemli değildir.
Amerika'da her kim ki başkan olarak seçilir, o kişi önce 25 günlük temel bir eğitimden geçmek durumundadır.
Ne yapacağını, nasıl yapacağını kimlerle ve nasıl istişare edeceğini öğrenir.
Sonraki 1 ile 3 ay arası değişen dönemde, ülkeler ve stratejiler konusu günde 2 saat işlenir.
Bu durum Truman dönemi ile başlamıştır.
Başkanın, "Ne oluyor yahu. Bu ülkeyi ben yönetiyorum" deme şansı yoktur.
Bunu bir kere, J.F. Kennedy denedi.
Ve hukuk devletinde faili meçhul sorunu yaşanmaması için Oswald'ı sahnelediler.
Burada, bu ortamda bu kadar.
Dostça kalın.
4 Kasım 2008 Salı
Amerika-Seçim-Obama
Etiketler:
blog,
Dış politika,
din,
etnik gruplar,
güncel,
günlük,
haber,
medya,
politika,
Siyaset,
tarikatlar,
yazarlar
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
6 yorum:
dediginiz gibi dünya yönetiminde görünenlerden çok görünmeyenler önemli ve onlar başrölü oynuyor.yinede çokbilmiş amerikaya zenci başkan yakışacak ne dersiniz:)
Amerika'da; siyah - beyaz - sarı - kırmızı ırklardan başkan olması hiç birşeyi değiştiremez.
Başkan dediğiniz sadece bir kukladır.
Amerika'yı ve aslında tüm dünyayı yöneten bir beyin takımı vardır.
Düzelteyim. (yazdığımı silmeyi sevmem).
Bir kaç beyin takımı vardır ama hepsi yinede bir noktada buluşurlar.
Amerika'nın ve halkının çıkarları.
Neticede bu halk beyazdır...
Beyazdır da... Yinede diğerlerinin değeride ülkemiz yönetiminin halkımıza verdiği değerin yinede üstündedir.
Amerika, "çok bilmiş" değil.
Çok doğal olarak elindeki güçle, büyüklüğe ve eğemenliğe oynuyor.
Siz bakmayın kesilen ahkamlara...
Elbette Amerika tertemiz değildir ama dünyada hemde milyarlarca insanın anlayamayacağı pekçok yararlı şeylerde yapmış ve hedef olarakda yine dünya insanının "yaşamı" politikalarını hep aktif tutmaktadır.
Dünya siyaset ve politikasını anlayıp konuşmak için gerçek bir altyapı gerektir. Bu öyle, mekteptede okunup anlaşılacak şeyler değildir.
Kafanız biraz karışacak ama şöyle bir örnek vereyim;
Eğer Amerika elini bazı ülkelerden bir çekmiş olsa. O ülke tamamen bir kaç kişinin yönetimi altında, sefalet ve açlık ülkesi haline gelir. Söz konusu ülkenin tüm gelirlerinin, o birkaç kişiye aktığını söylemek gerekmez ama ben yinede dillendirdim.
Bu basit bir örnekti. Öyle gerçekler varki; Bunları dile getirirseniz, toplumda felçler oluşur. Hoş, ülkemiz halkı zaten her konuda muhteşem ve engin bilgili olduğu için; "Yok. O öyle değil", "Sen ne diyorsun hemşerim", "Olmaz böyle birşey" gibilerle zaten sözü ağzına tıkayacaktır. :)
"Yarın yağmur yağacak" dendiğinde, inat için illede muhalefet olsun diye sokağa şemsiyesiz çıkıp, it gibi ıslanan bir topluluk bu...
Avrupa'ya gelince; Avrupa'da halk bilinçli. Çoğu Amerika gerçeğinin ne olduğunu biliyor.
Sadece bilimsel gerçeklerden yola çıkarak, hamaset ve gösteri milliyetçiliğinden uzak, önyargısız bakabiliyorlar gelişmelere...
Adamlarda soytarılık yok.
Kusura bakmayın. Anlıyorum. Yetmedi, yetmeyecek bu anlatılarım ama benide anlayın.
Durumum, Birinci sınıfa giden 7 yaşındaki çocuktan "tez" istemek gibi.
Bunu söyle açıklamaya çalışayım.
Bugün 30 yaşında olması gereken insanımız, bilerek kasten, planlı olarak 7 yaşında bırakılmış durumda.
Dostça kalın.
Amerikalılar hiç de sandığımız gibi akıllı değil. Hatta aptal bile diyebiliriz. Ancak devlet politikaları var ve gelen kim olursa olsun onu uygulamak zorunda. Dünyayı sömürerek zenginleşiyor, paranın gücüyle de az gelişmiş ülkelerin iyi yetişmiş gençlerini kapıyor. Bu gençlerden alabildiğineyararlanıyor.
Sorun bizde, ya da bizi yönetenlerde. Hükümette bakan değişince politikamız da değişiyor. Hükümet değişikliklerindeki durumu siz hesap edin artık. Devlet politikamız yok, hatta politikamız var mı? O bile şüpheli.
Çok iyi yetişmiş insan gücümüz var , ama ne yazık ki biz onlardan yararlanamıyoruz. Kasıtlı olarak kötü yetiştirilmiş olanları en yetkili konumlara oturtuyoruz. Sadece söyleneni yapmalarını bekliyoruz. Sonra da oturup ağlıyoruz...
Amerikalılar hiç de sandığımız gibi akıllı değil. Hatta aptal bile diyebiliriz. Ancak devlet politikaları var ve gelen kim olursa olsun onu uygulamak zorunda. Dünyayı sömürerek zenginleşiyor, paranın gücüyle de az gelişmiş ülkelerin iyi yetişmiş gençlerini kapıyor. Bu gençlerden alabildiğineyararlanıyor.
Sorun bizde, ya da bizi yönetenlerde. Hükümette bakan değişince politikamız da değişiyor. Hükümet değişikliklerindeki durumu siz hesap edin artık. Devlet politikamız yok, hatta politikamız var mı? O bile şüpheli.
Çok iyi yetişmiş insan gücümüz var , ama ne yazık ki biz onlardan yararlanamıyoruz. Kasıtlı olarak kötü yetiştirilmiş olanları en yetkili konumlara oturtuyoruz. Sadece söyleneni yapmalarını bekliyoruz. Sonra da oturup ağlıyoruz...
Evet, ülkemizin dert ve problemleri olarak bu başlıklar halinde, irdeleyip, söylediklerinize katılıyorum.
Amerikalının "aklı"na gelince.
Bakış açılarımız farklı, değerlerimiz farklı, o insanların ve bizlerin "önce"leride farklı.
Başka ülke insanları ile kendi insanımız arasındaki farkı gerçekten, asgari anlayabilmenin ölçüsü dildir.
Bir ülkenin kültürel yapısı hakkında bilgi sahibi olmadan, o dili konuşmak (burada yabancı bir dili gerçek anlamda öğrenmekten bahsediyorum) mümkün değildir.
Amerika'da ve yine örneğin Houston'da (yaşadım, gözlerimle gördüm) 70-80 yaşındaki kadın ve erkekler akşam üstleri arabalarına binerek şehir içinde zevk için gezerler. Hızları 20 km'yi de geçmemesi için bilhassa dikkat ederler.
Nedir bu? Kim yapabilir bunun açıklamasını?
Kadın yada erkek orada eskilerden öğrendiğim. İşten çıkınca, ya arkadaş ve dostlarla yada tek başına barlarda 1-2 (genellikle) brendi içmeden eve gitmeyenler % 50'lerde imiş.
Bu nasıl açıklanır?
Kendimizi aldatmayalım. Bize doğru diye anlatılan yalanları yaşıyor ve savunuyoruz.
Doğrularla karşılaşıncada tersimiz dönüyor.
Önyargısız, tarafsız olarak ve anlamaya çalışarak, bu konulara bakma şansına kaçımız sahip acaba?
Biz, el kadar sabileri; "Günah", "haram", "ayıp", "yasak" diye eğitiyoruz.
Daha bizlerin çok fırın ekmek yemesi lazım.
Korkarım bu dünyanın tüm fırınları bize çalışsa yinede yetmeyecek.
Dostça kalın.
Ne kadar haklısınız sayın demotike, jfk' yi çocukken Hayat mecmuasındaki resimlerden hala hatırlarım, onu vuranı da vurmuşlardı sonradan...onların başkanı her zaman CIA dır..
sevgiler
Yorum Gönder