BLOGGER'a TEŞEKKÜRLER DemotikE

6 Kasım 2008 Perşembe

Obama ve ABD...

Sevgili dostlarım.
Canlarım….
Bendeniz mi anlatamıyorum, yoksa sizler anlamamak için ayak mı diretiyorsunuz?
Obama’nın gelmiş olması, ABD’nin, ne Türkiye ne de diğer dünya devletleri politikalarını değiştirecektir.
Bağırarak söylüyorum; Obama’nın yada bir başka ismin başkan olması, ABD’nin yol haritalarını, politikalarını değiştirmez, de-ğiş-ti-re-mez.
Efendim, Obama’nın ettiği sözler var. Irak’tan, Ermeni konusuna, Ege konusu ve Kıbrıs’a değin halkın karşısına çıkıp söyledikleri var.
George W. Bush’un, yine o halkın karşısında, o kürsülerde söylediklerini anımsıyor musunuz?
Peki… Şu kadarını anlatmaya çalışayım…
ABD’nin gerçek yönetimini oluşturan, İlluminati - C.F.R gibi yönetimler, ABD’nin dünyada kaybettiği bazı değerleri(!) tekrar ele alabilmek ve farklı bir görüntü sergilemek amacında…
Bazı konuları gündemden indirip, gündeme farklı konuları koymak amaç ki; bunun büyük bir kısmı daha şimdiden sağlanmış durumda.
Çok spesifik planlar var… Bugün ABD’nin yakında uygulamak istediği bazı politikalar ve bu politikalar çizgisinde atılması gereken adımları, bir beyazın değil zencinin atmış olması hinliği var işlerin içinde…
Bu cevap yeter yetmez bilemem ama şimdilik bu kadar, daha fazla sormayın…
Şöyle bitirelim; Obama’nin en büyük düşmanı, bugün arkasında şak-şak kıyamet duran Afrikalılar olacaktır. Obama, en büyük ve haklı eleştirileri işte buradan alacaktır.
Dedim ya… Hin oğlu hinlikler var bu işlerin içinde….
Dostça kalın.

9 yorum:

Adsız dedi ki...

çok net ve çok gerçekçi bir yazı.. Düşüncelerinize katılmamak mümkün değil sevgili demotikE.. İnşallah okuyan anlar ve doğruluğuna inanır.. Bir de, bugün yani6 kasım tarihli hürriyet gazetesinde Yılmaz Özdil'in yazdığı yazıyı herkesin okuması gerekli.. Yine anlayamayan olursa, Bekir Coşkun'un "iki eşeğin hikayesi" belki bir şeyler anlatır..
Saygılarımla..

Adsız dedi ki...

Tamamen katılıyorum.
Amerikanın dostu yoktur, çıkarları vardır.
Yazınız az ve öz olmuş. Bir çırpıda okudum.
Sevgiler. ozgan

Demo dedi ki...

Sayın Hasretsenfonileri'ne;
Bugünkü e-posta dağıtımındaki yazıma bu hususu bende eklemiştim.
Güzel bir rastlantı oldu.
Teşekkür ve takdirlerimle.
Sayın Ozgan'a;
İşte bütün gerçek bu...
Amerika'nı çıkarları.
Farkında iseniz, "sormayın" diyorum. Çünkü; Afakanlar basıyor... Anlayışınız için ayrıca saygılarımla...
Sayın Usta'ya;
Nerelere gidersem gideyim. Bir fırsatını bulup mekanına uğramazsam olmuyor. Kendine özgü uslubunuzun tiryakisi mi oldum :)
Her ne ise, ben "güzel"in hep yanında olmuşumdur.
O "sallamalara" devam et...:)
Bilgisayarla ilgili açmazlara düşerseniz, bana söyleyin...
Bu işleri, olması gereken şekilde çözen, aç gözlü olmayan, işinin ciddiyetinde gençlerimiz mevcut.
Tabii bu İstanbul için geçerli.
Sevgili dostlarım
Dostça kalın.

aysema dedi ki...

Bence de fazla bir şey değişmeyecek.
Onlara kızacağımıza, ne değişecek diye bekleyeceğimize biz kendi çıkarlarımıza uygun devlet polikalarımızı oluşturabilsek... Hem de değişen hükümetlere göre değiştirilemeyecek politikalar...

Ahh keşke!

Saygılar.

Demo dedi ki...

Sayın Aysema;
Zaten bütün sancıyı bu nedenle çekiyoruz.
Elalem bizim için ne yapacak?
ABD olsun başka ülkeler olsun, ne zaman çıkarımıza çalıştı.
Böyle görüntüler altında sömürüldük... Republic Banana olduk.
"Biz, muz devleti miyiz?" havalarında ahkam kesen dolu.
Muz devleti nedir acaba?
Nasıl olunuyor?
Yönetim ellerinde.
Yeraltı ve üstü kaynakların stratejik kullanım şekli, üretim ve satışından, depolanmasına karar veren bunlar.
Tarım ülkesi ülkemizde, neyi ne kadar ekip ekemeyeceğimize ve yine pazarlamasını yöneten de bunlar.
Doğrudan, kuvvetler ayırımındaki dengelere kadar el uzatabiliyorlar.
Ülkenin ticari olarak ithalat ve ihracatını bunlar yönetiyor.
Ülkemiz gelişmiş mesleki beyin ve iş gücünü istedikleri (ülkeler bazında) şekilde yönetiyorlar.
Gırtlağımızdan öte neresi ise oraya kadar borçlanmışız.
Ki, gerçekte bu borç artık ödenemez bir durumdadır.
Daha ne kaldı?
Haaa... Söyleyerek rahatlayalım.
"Bu adam yönetecek" işte açıkça bir bunu söylemiyorlar.
Muz devleti ile aramızdaki fark bu.
Dahası ve farklılığı var...
Geçiniz...
Atlarında, İngilizi, Arabı diye çeşitleri var. Hızları ve yetenekleri de farklı ama at attır.
Katkılarınız için teşekkür ederim.
Dostça kalın.

Adsız dedi ki...

Merhaba, Obama gelince Amerika'nın dış politikasının değişeceğini sananlar mı varmış?:)))Hele de Türkiye konusunda:))adam ilk iş Ermeni soykırımını kabul edecektir. Bu bir değişiklikse!...neyse canım sonunda Kunta Kinte'nin torunları başkan oldu ya, alkış alkış:))))
sevgilerimle

Şükrü Yılmaz dedi ki...

Sayın Kardeşim,Dostum,Arkadaşım.
Sen gulerken yanindakilerde guler ama aglarken yalniz aglarsin onun icin oyle bir agaca yaslan ki asla yikilmasin oyle bir dost edin ki seni asla birakmasin

Hayirli Akşamlar Kardesim Ailenizle ve Sevdiklerinizle Birlikte Neseli Saglikli ve Bereketli Güzel Yeni Bir Gece Gecirmenizi Dilerim.Sevgiyle Saygiyle vede Saglikla Mutlu Esen Kalin Allaha Emanet OLun.Saygilarimla

Yorum:Size katılıyorum katılmamak elde değil çünki ABD de iktidara veya Başkanlığa hangi partiden olursa olsun İster Cumhuriyetçiler İster Demokratlar gelirse gelsin tek amaçları var ABD'nin Emperyalist ve Kapitalist milli maddi ve manevi menfaatlerini kollamaktır, bizdeki gibi ele gune Karşı yakışıklı işgüzar görünmezler görünmüş gibi yapsalar bile bildiklerinden şaşmazlar onlarda tek kural var dün dundur bugun bugundur kendi işlerine bakarlar ve bizleri de uyutarak yollarına devam ederler,baklım sırada hangi ülkelere daha sözde demokrasi götürecekler veya kimysal madde arayacaklar bekleyin görün....

TOZPEMBE

Yillar yili yanimizda
Kavruldun yagımızla

Hic bu boyle kalir mı
Biraz gec de olsa
Goreceksin hayatin sana da guldugunu
Sabret yoksa

Nasil mi
Topraklarda tohumlar vardir
Karlar altinda kis boyu
Kis gecer bir bahar gunu
Cicek acar tozpembe
Tipki oyle

Alinti:Behcet Necatigil
http://www.siirdemeti.com/siir_p.asp?siirno=291

Sukru Yilmaz
Antakya-Hatay

http://www.sukruyilmaz.net
http://www.sukruyilmaz.net/blog

aysema dedi ki...

Ata binişlerini de görmüştük değil mi? Sırf o resmi görebilmek için okumadığım bir gazeteyi koşup almıştım.

"El atına binen tez inermiş."

Dostlukla...

Demo dedi ki...

Bu işler böyle:)
Kimi body yapar vücut geliştirir.
Kimi sabah koşuları yapar.
Kimi saksafon çalar.
Kimi şarkı söyler.
Kimi balık tutar.

Bizim ki de attan düşüyor....
:)
Dostça kalın.