BLOGGER'a TEŞEKKÜRLER DemotikE

3 Mayıs 2008 Cumartesi

Gazeteci geçinenlere "kapak olsun"

Dün bir yorum bırakılmıştı sayfama.
Türkçesi olmayan, Arapça ve Farsça’nın birbirine girdiği bir karalama.
Kurmaya çalıştığı ama beceremediği cümle yapısı ve dil, çok genç olduğuna işaret etmekte.
Çok “dini bütün” olduğunu, ettiği küfürlerden şahsıma aklınca yaptığı hakaretlerden anlıyoruz.
Böyle bir yorumu yayınlamam mümkün değil. Müstehcenlikten, küçükleri koruma yasasına kadar ihlal edilmeyen yok.
Ama o karalamaların arasında bir cümle vardı. Keşke sadece bunu yazmış olsa ve ben yayınlayabilseydim.
“Şimdi dürüst ol ve söyle. Dün Taksim’de sadece işçi mi vardı? PKK’lı yok muydu?”
Evet, aradaki argo ve küfürleri atınca ortada bu cümle kalıyordu.

Aslında; kahraman, bilgili, kültürlü, vatanperver basının ve aydınların “Fark edip etmeyeceklerini görmek için” yarını bekliyordum.
Taksim çevresindeki görüntüleri “yerinde” yaşadım. Ama onu geçelim.
Sadece basın ve medyada yayınlanan görüntüler var. Bu görüntüleri hiç adam gibi izleyen oldu mu?
Aslında gerçek gazeteci ve basın mensubu görür.
Ne varki, iş adamları ve hatta “dağdaki çoban”a basın kartı verilmişse, gazetecilik bu kadar ayaklara düşürülüp, “hamili kart” sahiplerinin çoluk çocuk ve akrabaları basın kartı taşıyabiliyorsa, ülkede 5 gazetenin adını söyleyemeyen para ile “diploma” sahibi olmuş, “kokana” ev kadınları basın kartı taşıyorlarsa elbette o görüntüleri adam gibi yorumlayacak gerçek basın mensubu ortada olmayacaktır.

Dediğim gibi aslında yarını bekleyecektim. Merak ediyordum çünkü, bu görüntülerden sonra bakalım kim uyanacak? Kimin yada kimlerin dikkatini çekecek diye.
Bugün cumartesi ve gazeteleri bu yazıdan önce bir güzel elden geçirdim…
Tek satır yok. Demekki daha uyanan olmamış.

Hem bu yoruma cevap, hemde yaşanan gerçekleri dillendirmek olsun.
Üzgünüm ama elbette gazeteci geçinenlere de “kapak olsun”…

Şimdi bu delikanlının yorumundan hareket edelim.

Polis kamerası kayıtları elimizde değilmi.
Cevap: Evet…
O kayıtlarda PKK’lılar var değil mi?
Cevap: Evet…
Peki polis kamerası kayıtlarında işçiye yönelik kayıt var mı?
Cevap: Hayır…
Polis kameraları işçileri neden kayda almadı…
Sadece basının kayıtları mevcut.
Polisin hele işçiye saldırdığı tek kare kayıt var mı?
Yok…
Şimdi burada durun.
Derin bir nefes alın. Asıl bomba daha patlamadı…
………

Şimdi dostlarım.
Polisi, basını tüm kamera görüntülerini önümüze alalım.
Bunlara dikkatle baktığımızda, polisin işçiye copla, gaz bombaları ile saldırdığını, su sıktığını, panzerlerle üzerine gidildiğini görüyormuyuz.
Görüyoruz.
Şimdi bir kez daha dikkatle bakalım.
Basının ve polisin kameralarında PKK’lılar var değil mi?
Yerlerden kaldırım taşlarını söküyorlar, çiçeklikleri (cadde saksıları) çekilip yollar kapatılıyor mu? O söktükleri taşlarla çevreye zarar veriyorlar mı?
Evet…..
Peki… Bu görüntülerde polis niye yok?
İşçiye saldıran kahraman polis nerede?
Polisin kamerası (hem de yakın çekimde) var ama polis yok.
Cop yok, gaz bombası yok, su sıkma yok, panzer yok.
Ama daha önemlisi, bunları görecek “göz” yok.

Yorumu yazan delikanlı gibi küfürü basmak geliyor içimden.
Ama sadece Allah cezanızı versin diyeceğim.
“Siz, gazeteciliği bırakın limon satın” demek var ama onu da beceremezsiniz.

Gerçek gazetecilere selam olsun.
Nerede, rahmetli Ahmet Emin Yalman gibi adamlar…
Ve nerede başka bir dönemin rahmetli Nezih Demirkent’leri…
Bu isimler ve kinayemi “harbi” gazeteci anlayabilir.

Dostçakalın.

4 yorum:

Adsız dedi ki...

Günaydınlar..
bu dini bütünler niyeyse hep 'küfürbaz' oluyorlar, bu dini bütünler hatta Topkapı sarayında 24 saat Kuran okuyanlar çok çok çok affedersiniz- affınıza sığınarak yazıyorum- sübyancılıktan polisçe tutuklanıyorlar, bilgisayarlarına el konuyor, dini bütünlerden KORKMAYA BAŞLADIM İYİCE...onlara sorarsanız hepsi komplo!
sağlıcakla kalın...
not: Louis de funes yazınıza çok teşekkürler cevabımı hemen sizin yorumunuz altına ayrıca bıraktım

Demo dedi ki...

Gerçek müslümanın, ne zaman namaz kıldığını fark etmezsiniz.
Çünkü, yapmacık ve riyadan uzaktır.
Bunlarda küfür elbet olacak. Çünkü küfür, sözün olmadığı yerde kullanılır. Kişinin bilgi ve kültürü muhatabına yeterli olamayınca, bu çaresizlik ve zavallılık küfürü getirir.
Mesele bu kadar basit. Gerçek müslüman emin olmadığı konuda ulu orta laf etmez.
O nedenle her "dini bütün"den değil, gerçekte müslüman olmayan; şalvarlı, poturlu ve türbanlılardan uzak durun ve korkun.
Dostçakalın.

Adsız dedi ki...

Her zaman şan ve şerefine halel getirmediğimiz. Canım polisimize son yıllarda birşeyler olduğunu hep beraber izliyoruz.
Sanki karşısında, bu ülkenin bekaasını sarsan düşman kuvvetleri varmış gibi saldırmalarını anlayacak yetiye sahip değilim.
Vicdanı olan birisi verilen emirler karşısında vicdanına göre hareket etmelidir. Demek ki güvenlik güçlerimizde görev yapanları gaddarlardan seçiyorlar herhalde...
Bir demet kırmızı karanfilin karşılığı bu olmamalıydı.

Demo dedi ki...

Üzgünüm dostum.
O polis maalesef yok artık.
Fetullahçı, tarikat ve cemaat yandaşları alınıyor sadece.
Polis olmak artık sadece islamcıların işi. Bu yıllardır sürdürdükleri politikanın ürünü.
Daha da kötüsü var.
Ordu'ya da ciddi şekilde sızdıkları haberleri geliyor.
Fakat ben duyumla hareket etmem.
Gördüklerim yeter. Ordumuza baktığımızda da bunun ne kadar doğru olup olmadığı kendiliğinden ortaya çıkıyor.
Yani....
Yanisi, Ordumuzda eski ordumuz değil gibi...
Dostçakalın.