BLOGGER'a TEŞEKKÜRLER DemotikE

3 Temmuz 2008 Perşembe

Ülkemizde, yargı siyasallaşmıştır

Son gelişmelere bakıyorum;
Zaten beklediğim, olacağını herkes kadar tahmin ettiğim “toz duman”.
Her kafadan bir ses yükseliyor…
Vatanperver, cumhuriyetçi, Kemalist ve Atatürkçü olmanın nerede ise “en büyük hata ve yanlış” olduğunu söyleyecek birileri.
Eeee… Tabi bu arada bu onurlu kavramlar da yerlerde sürükleniyor.
Amaç zaten bu kavramların, halk içinde “kemikleşmiş – ciddi” yapısını bozmak.
Ülkemiz için olmazsa olmazlıklarını yok etmek.
Radikal İslamcıların bilhassa arzu ettikleri zaten bu… Planlar bunun üzerine kurulu.
CIA’de bu konuda Radikal İslamcılara müthiş destek veriyor. Bilgi konusunda müthiş lojistik destek sağlayan CIA aynı zamanda stratejik planlarını da bu yolla uygulama fırsatı bulmuş oluyor.
Bu konuya dar çerçeveden bakarak, asıl gerçekleri görmeyerek ahmaklık yapmayalım…

Aydın geçinen, halka sesini duyurma imkanını bulmuş muhalefet, basın, hukuk, sivil toplum örgüt ileri gelenlerine bakıyorum.
“Yargı aman siyasallaşmasın…”, “Yargının siyasallaşma durumu söz konusu…”, “Yargıda siyasallaşma gibi bir durum ortaya çıkabilir…” diyorlar…
Ohaaaa... Pes doğrusu… Dahası mı var be….
Bir sürü vatan evladı bir senedir içeride beyler, sorgusuz sualsiz, mahkeme edilmeden içerde tutuluyorlar. Dahası mı var bu işin.
Resmen yargı şu anda, bu uygulamalar ile siyasallaşmıştır.
Neden arkadaş çıkıpta adam gibi, yiğitçe; “Yargı siyasallaşmıştır” demiyorsunuz.
Tamam anlıyorum; Siyaset ve politika arenasında, bazı şeyler önde arkada yanda duracaktır. Bu politika ve siyasetin yapı taşıdır elbette ama, bu yaşadığımız durum öyle değil.
Politik ve siyasi esneklikleri elimin altında tutacak zamanım ve imkanım kalmadı arkadaş…
Bıçak kemiğe dayandı.
Burada politik davranışlar artık kazanımdan çok uzak.
Bakın, Genelkurmay hemde kelimeleri tekrar ederek bildiri seslendiriyor ve yayınlıyor.
Bu konuşma ve bildiriyi doğru analiz edin.
Genelkurmay bildirisinde “hukuka uygun”luktan söz ediyor. Gazeteler ve diğer medya kuruluşları; “Polis ve asker birlikte orduevinde araştırma yaptılar” diyor.
Bu söz konusu hukuk önümde.
Genelkurmay açıklaması; “Yasalar gereği, savcı ve ordu görevlileri bu araştırmayı yaptı” diyor. Tamam doğru olan bu.
Doğru olan bu da, o yasalar, kışlaya polis sokmaz. Genelkurmay bu konuda yaptığı açıklamada buna açıklık getirmemiştir. Bkz; Genelkurmay Başkanlığı web sitesi - Bildiriler.
Aslında, bir vatandaş olarak buna tam bir cevap aramaktayım.
Ama cevabını alamayacağım bir soru olduğunu biliyorum.
Yine bu arada; Eski Genelkurmay Başkanı Sayın Hilmi Özkök’ün sözüyle bitirelim bugünkü yazımızı.
Ve nereye nasıl, nelere ne şekilde bakılması gerektiği konusunda, şapkamızı önümüze koyup bir kez daha düşünelim.
Buyurun Paşa’nın sözleri;
“Resmi bir aktör, daha geç olmadan ortaya çıkıp, ortalığa çeki düzen verecek bir hareketi, halkı da arkasına alarak gerçekleştirmelidir…”

Dostça kalın.

2 yorum:

hamdivehusnucan dedi ki...

merhaba,nasılsınız.yazılarınızı okuyorum.okuduktan sonrada uzun uzun düşünüyorum.zaman denen kavram içinde olması gerekenler galiba.zaman duragan olmadıgı için olaylarda durmayacaktır ve her olay zaman içinde yerini alacaktır.iyive kötü ile.ben bunlardan bahsetmek degil sizn sevgili lindanızdan bahsetmek isterim çok güzel bir hanım.cinsi van galiba.çokta güzel.bnimde iki tane var hüsnü ve gül hüsnü tekir tam bir sokak kedisi zaten çok küçükken sokakta bulduk çok bakımsızdı.büyüdü delikanlı oldu gülü ise minik patiler sitesinden aldım kaza geçirdi bacagı kırıldı şimdi iyileşti.çok sevimliler ve stres atmada birebirler.siz lindayı nerden aldınız.ank.selm.notkedileri seven yada şöyle diyeyim hayvanları seven insanlar bana göre özel insanlardır

Demo dedi ki...

Zaman elbette durağan değil.
Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.
Ama meselemiz o ki; değişimin içinde olup, insanlık adına ve düzgün değişimleri yakalayabilmek.
Linda, Hüsnü ile Gül'e patisini sallıyor. :)
Linda'nın hikayesi uzun, ama şöyle diyeyim.
Safkan Ankara Kedisi, kardeşleride var. Onlar dostlarımızda. Hayvan sevgisi çok başka bir kişilikle ilgilidir. Herkes yapamaz hayvanla. Özel bir özveri gerektirir. Size katılıyorum, hayvan sevenler özeldir.
Bir istisna, hayvan bakıyor görünüp, bakıcıya baktıran tipleri ayıralım.
Gül'ün kırılan bacağının iyileşmesi sevindirici. Çünkü; bazen ne kadar uğraşılsa da sonuç alınamıyor.
Katkınız için teşekkürler,
Dostçakalın.