Gürcistan ile Güney Osetya arasındaki olay aslında tamamen siyasi kültür anlayışından kaynaklanmaktadır.
Her zaman söylüyorum. Ülkemizde konuşulanlar-tartışılanlar ile dünya gerçekleri çok farklı şeyler.
Ülkemizde, hele ki vatandaşımızın bu konularda bilgisi gerçekten yok.
Halkımız, temelde siyaset kültürüne sahip değil. “Dar” bile denmesi mümkün olmayan bir siyaset anlayışı var ki, bu da siyasetin “s”sı bile değildir.
Her ne kadar, ilk bakışta yer altı kaynakları – ekonomi gibi görünse de bu olay (Osetya doğalgaz yönünden zengindir) ayrıca, Gürcistan’ın Rusya’ya rağmen Batı ile içli dışlı olması hatta Nato’ya üyeliğinin söz konusu olması bile gerçek neden değildir. Doğu’dan Batı’ya enerji – ham madde aktarımında Türkiye’den bile daha ciddi bir geçiş noktası olması bile değildir gerçek sorun.
Çünkü dünya üzerindeki hertürlü ekonomiye dayalı sorun ve sorunlar neticede masada bir şekilde çözüm bulur ve bulmaktadırda.
Türkiye’nin ve Türk insanının bu konuyu anlayabilip doğru yorum yapabilmesi mümkün değildir. Kapitalist yada ikiz kardeşi liberalizmin sömürü düzenini yıllarca uygulamış bir devlet olan ülkemiz yönetimide bu konuda hiçbir fonksiyona sahip değildir ve olamaz.
Bunu yapmak için, “Tam bağımsız bir devlet” olmak gerektir ki; Biz tam bağımsız filan değiliz.
Bu düzen içinde, dünya gerçeklerinden uzak yaşam süren (yaşadığını zanneden) halkında elbette doğru bir bakış açısı sergilemesi beklenemez, böylesi bir beklenti saflık ötesi olur.
G. Osetya denen bölgenin nüfusu 60 bin kadar. Abhazya ve G. Osetya dahil Gürcistan’ın nüfusu ise sanırın 7 milyon kadar.
Abhazya bölgesi ve G. Osetya’da toplam 1 milyon kadar ayrılıkçı olduğunu varsayacak olsak, burada Gürcistan 6 milyon kadar nüfusa sahip olduğu ortaya çıkar.
Abhazya bölgesini bir yana bırakarak, şimdi bir düşünün, 60 bin nüfuslu G.Osetya nasıl oluyorda koca Gürcistan’a kafa tutabiliyor.
Ve o G. Osetya ki; Nüfusunun tamamı ceplerinde Rus pasaportu taşımakta.
Okullarda Rusça dil eğitimi verilmekte.
Rus topraklarındaki K. Osetya ile birleşmek istemekte.
Ve o G. Osetya ki; Ruslar onlara, "Oset vatandaşımız" demekte...
Bilgi yoksunu medyamız olayları “Rusya, Osetya’ya destek vererek, ordusunu sınırdan geçirdi” diyor…
Rusya, Gürcistan’ın bağımsızlığını aldığı gün dahil, acaba ne zaman G.Osetya’dan askerini çekmişti ki?
Rusya gerek kendi içinde Çeçenistan olsun ve gerekse dünyada ayrılıkçı etnik gruplar olsun, bunların hepsine yaklaşım politikaları ortadadır.
Nasıl oluyorda bu aynı Rusya G. Osetya konusu söz konusu olduğunda farklı davranıyor?
Batı’nın uydusu haline gelmeye başlayan ve ötesinde NATO’ya üyeliği konuşulmaya başlanan Gürcistan’ın bu politikaları sadece Saakaşvili’nin satranç hamlesi olarak değerlendirilemez.
Doğu kapılarından biri olan Gürcistan’ın, Batı’nın stratejik hamlelerinden biri olarak değerlendirilmeli.
Başka bir gerçekçi ifade ile dünya kapitalizminin, daha fazla büyümek ve eğemenliği adına, doğudan başlayarak İslamcı hareketlere göz yumması-teşvik etmesi-toleranslı davranması ve sonuç olarak gittikçe büyüyen İslam hareketinin bölgede ciddi bir ekonomik güç oluşturmaya başlaması.
Bölgede uyutma politikalarının, kontrolden çıkmaya başlayıp, zülfiyare dokunmaya başlayacağını görüp örtülü, hedef şaşırtan gerçek amaçları kamufle etmeye yönelik hareketler bunlar.
Ama şu Batı’nın gözünden kaçıyor. Yarattıkları canavar onlar içinde çok büyük tehlike.
Bugünlük bu kadar
Dostça kalın.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder