BLOGGER'a TEŞEKKÜRLER DemotikE

15 Kasım 2008 Cumartesi

Ülkemiz gerçekleri

Kıymetli bir dosta cevap;
"Bu adamlar, bu kafa ülkede çeşme başlarını ele geçiriyor. Her geçen dakika daha bir batağa saplanıyoruz" dedik dedik dedik.
Anlatmaya çalıştık.
Şimdi bakınız. Bu adamlar, gerçekten yoksul, gecekondu tipi yada modern sayılmayacak ilkel-imar planlarına aykırı binada oturan-oturmak zorunda olanlara kömür dağıtıyorlar gibi algılanıyor olay. Hayır...
Bu sadece bu kadar değil. Kat kaloriferli (doğalgaz) binalarda oturup ta 5 kuruş yakıt parası vermeyenler hakkında bir bilginiz var mı?
Peki... Elektrik, su, telefon kullandığı halde, faturasını tanımayanları biliyor musunuz?
Verimli devlet arazilerini kullanmakta olup, devlete yine 5 kuruş ödemeyenler...
Devletin arazisi üstüne fabrika kurup yine 5 kuruş ödemeyenler...
Vakıf evlerinin yıllardır oturan sakinlerinin tek tek kapı önüne koyulup yerlerine tarikat ve cemaat yandaşlarının üç otuz paraya oturtulduğunu ve bunun ne boyutta olduğu konusunda bilginiz var mı?
Belediye olarak ele geçirdikleri şehirlerde, belediyeye bağlı tüm işletme ve kurumlardaki çalışanları yandaş olmadıkları gerekçesi ile kapı önüne koyup, yerlerine vasıfsız ama kendi yandaşlarını koyduklarını biliyor musunuz?
Ülkemizde, maalesef en önemli husus olan ahlak çöküntüsü yaşıyoruz. Şaşırmayın...
Bu çok doğal. Kara kapitalizm budur işte.
İşçi emekçi ülkesi ülkemize, önce kapitalist düzeni soktular. Solculuk-Komünizm "tu kaka" idi...
Halka bal gibi bu dolmayı yedirdiler.
Sonrasında işte bugüne dek, halkın daha fakir-yoksul, eğitimsiz kalabilmesi için ellerinden geleni yaptılar.
...
Aç adamın onuru olmaz. Fakir adamda gurur aramayın. Evine o bir lokma ekmeği götürebilmek için adamın kıçını bile yalar.
Sakın bana; "Adam aç kalır, ama şeref ve haysiyetinden taviz vermez" hikayesi anlatmayın.
Bunları tam içinde, göbeğinde yaşadım. Allah vermesin ama sizlerde aç kalın da, göreyim...
...
Suç işlemiş, hüküm giymiş insanları baş tacı ettik-ettirdiler. Şarkıcı diye karşımıza çıktı-manken diye TV'lerde boy gösterdi. Gün geldi açık oturumlara katıldı bu kişiler, gün geldi ana haber bültenlerinde yüzsüzce sırıttıklarını izledik.
...
Kabahat kimin acaba?
Bizler, gerçeklerle değil sadece hoşumuza giden sloganlarla yaşıyoruz...
Alt yapısız ve analitik düşünceden uzak olarak, kör gözüm parmağına bir şeyleri savunuyoruz.
(Bağışlayın ama doğru sadece 1 tanedir. O nedenle yazacağım…)
Bunun en güzel örneğini daha bugün yaşadık. Avlanma ve av konusu…
Hayvan sevmek, korumak… Bu elbette olmazsa olmaz… İnsan olmakla, doğaya ve can taşıyan olarak hayvana saygı ile ve ötesinde Yaradan’ın yarattığına saygı ile ilgilidir bu…
Peki nedir olay…
Soy tükenmeyecek. Eziyet edilmeyecek. Hor görülmeyecek….
Hepsi bu. Avrupa’da birileri kutup ayılarını korumak için ayağa kalkıyor. Avrupa ve gelişmiş ülkelerde birileri vahşi hayvan kürklerini protesto ediyor. Ve benzeri hayvan hakkı savunan gösteriler, eylemler. Neden?
Bu insanlar ava – avcılığa karşı değiller ki… Yok böyle bir şey. Keza; İstisnasız olarak, devletim diyen tüm ülkelerde bu av ve avcılık tamamen hukuki bir çizgide tanımlanmıştır.
Burada, o gösteri yapan insanlar, ava karşı değil. Zaten böyle olmuş olsa o durumda yasalara da karşı olmuş olurlardı.
Ama dünyadaki giyim kuşam endüstrisinin, örneğin kürk talebini karşılamak için aşırı ve yasa dışı avlanmalar yapılmakta. Bu da neslin tüketmesine yol açmaktadır.
İşte, Avrupalı-medeni-uygar insan işin burasında ayağa kalkmaktadır.
(Bakınız; Greenpeace Örgütü’nün 1993’te yenileyerek dünyaya sunduğu, hayvanları ve yaban hayatı koruma manifestosu – Zürih Beyannamesi.)
İstanbul; Kadıköy Göztepe'de, Özgürlük Parkı vardır. Hayvan sever görünüp, sükse için milyarlar dökerek aldıkları köpekleri, evleri kirletiyor, her yer kıl oluyor, dışarı çıkarmak zor diyerek bu parka bırakıyorlar. Hayvanı tanımayan, ne yapacağını nasıl yapacağını bilmeden gösteriş için yapılan işin sonu bu oluyor işte. 10. katta doberman - sanbarnard - dalmaçyalı beslemeye kalkarsan elbette olacağı budur... Hayvan sever olmak, hayvan edinmek değil tanımaktır...

Şimdi başka bir örnekle bağlamaya çalışayım…
İnsanımız, analitik düşünceden uzak olduğu için, bazı gerçeklerden de uzak kalmakta ve öylece yaşamaktadır. Örneğin korku…..
“Ay ben fareden korkarım…”, “Böcekten tiksinirim…”, “Örümcek mi.. Aman aman…” vb. ifadeler…
Çocukları ve çok gençleri ayırarak sözüm olgun-ergin kişilere…
Hele bu konuda en fazla seslerini duyduğumuz bayanlara…
Haddiniz değil… Korkmak tiksinmek ne demek… Böyle bir şey söz konusu dahi olamaz…
Neden?....
Bir sürü nedenle laf salatası yapmayacağım… Tek bir neden, gerçekten bir şeyleri anlamak isteyenlere yeter. Bu yetmeyecek olursa…
Bu bir kayıp değil diyeceğim. Ülkem insanı gerçeği….
Evet… Neden?....
O korktuğun-tiskindiğin her ne ise onu hemen yok et… Ondan sakın kaçmaya çalışma….
Çünkü o senin evdeki çoluğuna çocuğuna, sevdiğin ve saygı duyduklarına zarar verir….
…..
Avrupalının teknolojik ürünleri, hayatı kolaylaştıran otomatlarına-elektroniğine-cihazlarına duyduğumuz ilgi ve alakayı birazda, düşüncelerine-akıllarına –mantık ve dünya görüşlerine göstermiş olsak zaten “adam” olurduk….
Mustafa Kemal’in bahsettiği; “muasır medeniyet” kafadadır…
Ülkemizin halini gördünüz mü?
Nereden konuya girdik ve nerede bitirdik…
Dostça kalın.

6 yorum:

Adsız dedi ki...

Değerli demotike,
Doğalgazlı binada oturup yakıt parası vermeyenleri inanın bilmiyordum. :(( Yazıklar olsun!!! Başka dinlerde var mı bilmiyorum ama bizim dinimizde 'kul hakkı' diye bir kavram vardır ve ençok kul hakkı alanlar bu İSlamcı kesim!!!AKP!! Deniz Feneri kabak gibi ortada duruyor! Daha eskiden Yimpaş, Kombassan, Süleyman Mercümek ve Erbakan'ın kayıp trilyonları!!!UNakıtan'ların, gemicik sahibi evlatların hepsi görünüşte dindarlar!!!Ankara'da dağıtılan bedava kömürün zehir gibi kokusu yüzünden toplu ölümler olursa görürler!!! Valla ben bekliyorum böyle bir şeyi!!! Bedava kömür neymiş görecekler o zaman!!!
Hava atmak için cins kedi, köpek alıp, bir süre sonra bakması zor gelince vs. sokağa bırakan vicdansızlara ne deseniz haklısınız, böylelerinin yüzüne tükürsek tükürüğümüze yazık olur. Sokakta ölmek üzere olan kediyi, köpeği istemezler, 1000 dolar verip İran kedisi alırlar. Bu insanların talebi yüzünden bavullar için yavru köpek, kedi ticareti yapıyorlar ve o zavallıların yarısı o bavulların, bagajların içinde ölüyormuş! Ben sözde değil özde hayvan sever biri olarak sizin de değindiğiniz böyle olaylara çok öfkeleniyorum..
özel olarak bu konuya geniş yer ayırıp cevap verdiğiniz için çok teşekkür ediyorum, sağolun...sevgiler...

Demo dedi ki...

Evet, kıymetli antartika...
Maalesef işin cılkını çıkarmış durumdalar.
Siz bakmayın müslüman geçindiklerine. Bu işin 2 ayağı var. Biri yönetim ayağıdır. Bu ayak, zaten belli bir amaç, plan ve proje ile çalışmakta. Burada, her zaman anlatmaya çalıştığım gibi, din sadece araç bu kişiler için. Pervasızca, sonuna dek istismar edebiliyorlar.
İkinci ayak, hitabettikleri kitle-zümredir ki, en büyük dert zaten burada... Cahil insanlar. Evet. Dinine saygılılar ama ne yazık, gerçekten dinimiz hakkında gerçek bilgi sahibi değiller. Çevrelerindeki dinci geçinenlerde, bunları yalan yanlış şeylerle doldurmaktadır.
Bahsettiğiniz, "kul hakkı" tanımını, nereden başlar nereye kadar uzanır, hiç bir bilgileri yoktur.
Dikkat etti iseniz yazılarımda şöyle bir ifade kullanıyorum: "Müslüman geçinir, kul hakkından bahsederler. Ama gidip, tüm ülkenin malı olan, saçı bitmemiş yetim hakkı olarak tanımlanan, devlet arazisine gecekondu koyar ve sonrada (bana tapu verin) diyebiliyorlar" İşte kul hakkı anlayışlarının sadece bir boyutu...
Doğalgaza para vermeyenlerin bir kısmı TOKİ evlerinde oturuyor.
Bu ödeme yapmayanların doğalgaz saatleri, ayrıca bir kutu içindedir. Saati göremezsiniz. Zaten pek çoğunda daire girişlerinde vana vardır ama saatte yoktur. O olmayan saati maskeleme kutularıdır çoğu.
Dostça kalın.

Adsız dedi ki...

sevgili demotike ben blog sayfasından ufuk2008.Hani yaşı küçük olan bende şakayla itarez eden.adresini antartikadan aldım ve sayfanı inceledim.tam anlamıyla süper.bundan sonra senin sitenide ziyaret edeceğim.Allaha emanet ol.

Demo dedi ki...

Hoşgeldin Ufuk.
Genç bir insanı sayfamda görmek.
Ve onun beğenisini almak...
Çevremdeki gençlere, bir kişinin daha eklenmiş olmasının onurunu yaşattın.
Teşekkür ederim.
Dostça kalın.

Şükrü Yılmaz dedi ki...

Sayın Demotike Kardeşim
Bu anlattığınız Ülkemizin tak nedi Gerçekleri bunun da nedeni cahillik okumayı ve kendimizi eğitmeyi sevmiyoruz.
Tv.lerde izlediklerimiz bize dikte ettiriliyor (gerçi ben o Kanalların hiç birini izlemem) cunku vatandaş cahil
nasıl teselli olacak yarı şaka yarı ciddi emperyalist güclerin istediklerini yaparaktv.lerde vatandaşa veriyorlar
tabii ki köşe başlarını elecericekler ki ileride daha rahat çalışsınlar vurgunlar yapsınlar cemaate hoş görünsünler
kömürüde erzağıda kendi yandaşlarına verirler yoksul adı altında oysa ki bunlar diğer taraftan satılır Doğunun tamamı
elektrik su parası odemez ve vergide vermez belki gitmişsiniz ben 1992-1995 yılları arasında güneydoğu ve doğuyu
karış karış gezdim ve gördüm ki ne atıl yarım kalmış tesis inşaatları adam almış parayı tuymuş,oda yetmiyor bugun
TÜRKİYENİN sayılı zenginleri Coğu dogu kokenli bu paranın kaynağını sormazlar Aziz Yıldırım,Nihat Özdemir,Adnan Polat,
Halis Toprak (1980 li Yıllarda daha Holding Olmadan o tarihte Adana'da Dokuma tekstil fabrikası vardı ve o Bölgede ADANA,
HATAY,K.MAraş'taki butun Preseli işlenmiş Balya pamuk parasını vermedi ve uzerine yattı Özal zengini Oldu)
Yine Özal Döneminde Mehmet Okumuş Okumuş Holding vardı bir tarihlerde Hatay'da ve Ankarada HAc kafilesini Dolandıran
üçkağıtçı ki kendisi Hataylıdır,bunlar bir kaç örnek tabii saymakla bitmez bunların hiç biri veya çoğu kendi bölgelerine
yatırım yapmadılar ve yapmazlarda ve paranın kaynağı da sorulmaz bir kılı toz bir otobus 5 kılo toz bir fabrika ama nerde
cep herzaman daha iyi.İnsan sevgisi Olmayanın kendine saygısı olmayanın Hayvan sevgiside olmaz bunlar kokuşmuş gösteriz
zenginleri zavallı hayvanı alırlar ve hevesleri gectimi de bir kenara atarlar neyse başınızı ağrıtmıyayım bugunluk bu kadar yeter.

Demo dedi ki...

Kıymetli dostum...
Bu sayıp döktüğünüz doğrulara, ben ne ekliyebilirim ki?
Bu tesbitlerin hepsi doğru.
Ayrıca...
Buradaki bakış açınıza da katılıyorum...
Dostça kalın.