BLOGGER'a TEŞEKKÜRLER DemotikE

16 Ocak 2009 Cuma

Eşkıya, "bal" gibi hükümdar oldu...

Tuncay Güney’i, vatandaşın verdiği vergilerle yayınını sürdüren, devletin TV kanalında (ben banttan izledim) izledik.
Daha öncede söyledim, bugün de yineliyorum ve işte bu yayında bunun kanıtı…
Radikal İslamcıların üst düzey beyin takımı gerçekten çok akıllı. Kime ve nasıl hitap edeceğini biliyor. Çok spesifik plan ve projeler yapmakta. Bunlara çok ama çok dikkat etmek gerek. Şakaya gelmez ve yaptıkları asla küçümsenemez.
Hele Türkiye gibi, yasaların “adamına göre muamele” ile işlediği-işletildiği bir ülkede daha da dikkat ve itina gerektir. İyide kim yapacak bunu?
Ülkenin kaynakları, “yağma Hasan’ın böreği”.
Ülkenin yasal imkan ve olanakları birilerinin at oynattığı sirk çadırı haline getirildi.
Asgari şu yayına bakıp; Doğru doneleri yakalayıp ortaya koyacak kaç kişi çıkabilir?
Aranan kanun kaçağı TV’ye çıkarılıyor…
Binbir sahtekarlığa bulaştığı, alenen ortaya çıkan bu kişiye halkın parasından (vergi) ödeme yapılıyor…
Yasalara göre yasak olan, devam eden mahkeme sürecine rağmen bu konularda yorum ve sözde açıklamalar yaptırılıyor…
Bu programda, kendisinin bulaştığı, yargılandığı ve tutuklama kararının çıktığı nedenlerin hiç biri ortaya konulup, sorulmuyor…
Kanada’da sürdürdüğü rahat ve lüks yaşamın kaynağı halen tam olarak bilinmemekte…
………
Çoğunluğu, analitik düşünce ve izandan uzak halkın önüne çıkarılıp, birilerine çamur atılmakta…
Belalı ve asla açıklanamayacak-çözülemeyecek konular birbirlerine bulaştırılarak içinden hepten çıkılamayacak arap saçı haline kasten getirilmekte…
Farklı grup, kişi ve kariyer sahiplerini aynı sahneye çıkartarak, tam bir akıl karışıklığı yaratılmakta…
Ve son derece başarılı olmaktalar…
Ülkemiz ve halkını çok iyi tanıyor, nasıl davranacaklarını biliyorlar.
………
Sakın kendimizi; “Bir gün gerçekler ortaya çıkar…” filan diye aldatmayalım.
Gerçek-gerçekler zaten ortada. Anlayan ve bilen zaten biliyor ve anlıyor.
Ama onların hedef aldığı ve hitap ettikleri zaten bu kişiler değil ki…
Bu kişiler bu ülkede %5-10 kadar.
Oysa kandırılmaya-aldatılmaya müsait kişi % 90-95.
İşte bu iş bu kadar basit…
Çamur at izi kalsın.
………
Konu ile ilgili olarak, Meclis araştırma ve soruşturması istenecek ve ilgili bakanlıklara sorular sorulacakmış.
Geçiniz…..
Atılan mermi bir “can”ı aldıktan sonra, ben bir “canımı” kaybettikten sonra, sen o mermiyi atanı yakalasan bile ne olacak…
O “can” bir daha geri gelebilir mi?

İllaki de bir canlı örnek mi gerek…
“Akan şehit kanı yerde kalmayacak….”
20 küsür senedir, akılla mantıkla izah edilemeyecek kadar çok şehit gördüm.
Ama bırakın “kanın yerde kalmamasını” giderek bu sayının arttığını görmek, eşkıyanın üstün hakimiyetini günden güne arttırdığını görerek yaşamak…
Kim demiş; “Eşkıya hükümdar olmaz…” diye.
İşte bu koyuyor adama…
Yeter mi?

Dostça kalınız.

4 yorum:

aysema dedi ki...

Keşke bu kadar haklı olmasaydınız. Ama ne yazık ki haklısınız!

İmam Hatipli Abiler, İsmailağa camisi, Fethullah Gülen, ABD... Sahte Haham...

Hırsız, dolandırıcı, yalan-dolan...

Ve TRT...

Tuncay Günay!

Offf of!..

Demo dedi ki...

Kıymetli hocam;
Benim haklılığim, övünülecek bir haklılık değil...
Burada size katılmamakta mümkün değil. Keşke ben haklı olmasaydım...
Bu yaşadıklarımız gerçek olmasaydı...
Ama maalesef hepsi gerçek.
...
Asıl oyun şudur ki;
Gerçekten, özellikle tüm dünya islam ülkelerine ağabeylik yapabilecek, örnek olabilecek tek ülke, Atatürk Türkiyesi idi...
Ama bu adam gibi duruş, adam gibi üretim, adam gibi din yaklaşımı, adam gibi eğitim ve gelişme anlayışı, bilhassa diğer sömürü düzenli (monarşi-oligarşi) islam ülkeleri faşist yapılarını kaybetmemek için savaş verdiler.
Elbet bu arada diğer avanta toprak peşinde olanlar, dünyada halk ve etkinlikleri olarak "hiç" olanlara da gün doğmuş oldu.
Bu arada kaynaklarımıza göz dikenlerin, bölgesel nüfuz peşinde olanların, eskiden gelen kan davaları yada karınağrıları olanlarda bu pisliği çomaklayıp durdular.
Bizim içimizdeki, aydın geçinen satılmışlar eğer vatan hainliği yapmasalardı, bugün yaşadıklarımızı asla yaşamazdık.
Ama bizler aslında içimizdeki aydın geçinen şerefsizlerin bizleri sırtımızdan hançerlemesinin kurbanı olduk.
Evet...
Keşke, haklı olmasaydım.
Dostça kalınız.

Adsız dedi ki...

Sayın Hocam.
Ben bu işten birşey anlayamadım.
Yazılarınızı arşiv yapan DOSTlarınızdanım.
e-posta yazıları hemen hergün elime geçiyor.
Ama yazıları Bu blok sayfasında görmüyorum. Bu bloktan kopya yapmak daha kolay oluyor ama burada yazılarınız yok.
Bloktan kopyalarım diye çok fazla biriktiği içim e-postaları siliyorum bu nedenle pek çok yazınızı arşive koyamadım.
Anlayacağınız arşivimde bozuldu.
Neden yazılar blokta değil bu konuda bilgi almak istiyorum.
Ve bendeki eksik yazıları nasıl tamamlayacağım.
2 DOSTa danıştım. Demotike ile konuş dediler.
e-postalar farklı kişilerden gelmekte, sizin e-posta adresinizide bilmiyorum.
Sizi bu nedenle rahatsız ettim.
Saygılarımla.
İyi günler ve başarılar dilerim.

Demo dedi ki...

Sayın Erol;
Yazılarımı arşiv yapıyorsunuz da hiç mi okumuyorsunuz?
DemotikE her yazısını blog ortamına taşımıyor.
Bunun nedenlerini bugüne dek kaç yazımda dile getirdim artık hatırlamıyorum.
e-posta yazılarımı ben sadece 3 bazen duruma göre 5 kişiye gönderiyorum. Bu dostlarımız dağıtımı yapmakta. Bunun nedeni e-postamın yoğunluğu ve güvenliktir.
2 dostla konuştuğunuzu söylüyorsunuz. O 2 dost neden sizi arşivimize yönlendirmedi anlayamadım. Her yazı ortak arşivimizde mevcut.
Size e-posta geçen adreslere ulaşın. Bu dostlarımız yardımcı olurlar.
Blog ortamına gelen bu tür yazıları aslında yayınlamıyor, siliyorum. Bu kez dostlara bilgi açısından bir kez daha yayına alıyorum.
Dostça kalınız.