BLOGGER'a TEŞEKKÜRLER DemotikE

5 Mayıs 2008 Pazartesi

Basın, tarikat ve cemaatlere dikkatli yaklaşmalı

Bugünkü gazeteleri okurken bir haber özellikle dikkatimi çekti.
Beykoz’da, tarikat şeyhine ait villaların resmini çeken gazetecilere, binadan çıkan şalvarlı – poturlular saldırdı. Makinelari ellerinden alınan gazeteciler dövüldü.

Evet…
Daha önce çok yazdım, çok söyledim ama “kimse ciddiye almadı-almıyor”.
Bugün, ben yine “aralarında yıllarca kalmış, tarikatları çok iyi tanıyan olarak görevimi yapacağım”.
Ama baştan söyleyeyim; Hiç kimse, bugüne dek olduğu gibi, bu kaleme aldıklarıma da önem vermeyecek, umursamayacak. Burada; “İnşallah bu yazdıklarım yaşanmaz, bu konuda ben yanılmış olurum” demem mümkün değil. Çünkü, az sonra yazacağım satırlar, ülkemizde yaşanacak. İnşallahla – maaşallahla – dilek ve temennilerle, mutlak yaşanacaklar ne ört-bas edilebilir, ne de “hedefe koşan bu adamları” durdurabilir.

Bu haberdende anlaşılacağı üzere, basınımız; “aslında hiç yer vermemek istemesine, bu konuların halkla paylaşılmasını da istememesine rağmen” toplumdaki baskılar – gelişmeler diyelim, basınımızı mecburen artık kıyısından köşesinden de olsa, bu tarikat ve cemaatlere bakmak zorunluluğunu getiriyor.

Bunun olacağı zaten belli idi. “Mızrak çuvala sığmaz” elbette. Hoş; bu ve benzeri olaylar, en azından bir süre daha gerek “sineye” çekilerek, gerek ört-bas edilerek bir süre daha zaman kazanılmasını gerektirmekte. Ve bu konudada, Radikal İslamcılar ellerinden geleni yapacak ve yapmayada devam edeceklerdir. Çünkü cumhuriyet daha henüz, resmen teslim alınamadı.

Örneğin; söz konusu haberde zarar – ziyan bir an önce karşılanıp, “yanlış anlamalar” tatlıya bağlanacaktır. Tatlı tatlı yaklaşan bu zevat, gazetecilerin “şikayetlerinde diretme ve üstelemelerine” fırsat vermeyecek, gerekirse “bedelini” ödeyeceklerdir.

Ne varki; bu artık başladı. Üst kademelerdeki “beyin takımı” kişilerle hiç muhatap olamadan, cahil müridlerle, cumhuriyete karşı müthiş doldurulmuş, gözü dönmüşlerle karşı karşıya kalma durumu söz konusudur.
İşte, burada çok ama çok dikkatli olmak gerek. Bu insanlar cehaletin verdiği küstahlık ve yürekliliğe sahipler, bunlarla bir insan gibi karşına alıp konuşmak, dert anlatmak, uzlaşı sağlayıp, bir asgari müşterekte birleşmek mümkün değildir. Bunu yaparım, başarırım diyen, önce vasiyetnamesini yazsın ve sonra bunu denesin.
Gün gelecek, bu mekanlara giden gazeteciler asla bulunamayacaklar. Araçları bile bulunamayacak.
Zaten, bu olduğu zaman iş iştende geçmiş olacak.
Bugün, basınımıza birde şu uyarıyı yapacağım; Bu tür Radikal İslamcı yuvalara giderken yanınıza güvenliğiniz olarak “polis” almayın. İmkanınız varsa, asker alın.

Güvenlik için “asker” dedim ama, o da bu dönem için…
Aman dikkatli olun. Bu tür haberlerde “deneyimli” elemen kullanın, “toy”ları bu adamlara “yem” vermeyin.

Dostçakalın.

7 yorum:

Adsız dedi ki...

Merhaba, ülkemiz gerçekten çok kötü, zor bir dönemden geçiyor,bu zor dönemi nasıl atlatacağız, demokratik yöntemle, ilk seçimde bu hükümetin gitmesiyle atlatırız diye düşünüyorum. Keşke insanlarımız popstar, mopstarla göbek atacaklarına Kanaltürk gibi milliyetçi kanalları izleseler. Kanaltürk'ü izlerken arada diğer programlara gözatıyorum, herkes göbek atıyor, zil takıp oynuyor! Kimse durumun ciddiyetinin farkında değil. Sağlıcakla kalın..
önemli NOT:
dün akşam blogumun anasayfasına bağlantılar kısmına yine kendime ait bir link yazdım. Ama arkadaşlarım bölümünün uzunluğundan mı, bilemiyorum (teknik konulardan hiç anlamam) bağlantılar bölümüne eskiden bir,iki link bağlantısı rahatça yazabildiğim halde, şimdi sadece tek link yazabiliyorum, ikinciyi yazınca, sayfamın sağ kısmı aşağı kayıyor, uzun bir boşluk oluşuyor, dün akşam olayın linkle bağlantısı çözene kadar, uzun süre uğraştım. Şimdi kendi sitemin linkini yazmak istiyorum ama bu sefer sizin sitenizin linkini kaldırmak zorunda kalacağım, yani mutlaka tek link kalmak zorunda, (eskiden öyle değildi neden böyle oldu anlayamadım dediğim gibi belki arkadaşlar listesinin uzunluğu bir etki yapıyor bilemiyorum)o yüzden affınıza sığınarak sizin linkinizi mecburen ve istemeden kaldıracağım, sakın aklınıza başka bir şey gelmesin lütfen, bu durumu teknik olarak nasıl düzeltebileceğimi bilen birileri sayesinde çözerçözmez sizin linkinizi tekrar koyacağıma emin olun..uzun uzun anlattım çünkü yanlış anlamanızı istemedim..yine de kusura bakmayın olur mu?..birazdan kendi linkimi yazıp yine deneyeceğim, sayfa yine aşağı kayarsa istemeden sizin linkinizi kaldıracağım. arkadaşlarım listesinde ise demotike olarak gözüküyorsunuz zaten ama sayfanız tabii maaleesef boş:(

Adsız dedi ki...

tekrar merhaba,
size link sorunumu yazdıktan sonra, 4-5 kez denedim, bu sefer daha da bozulmuş, sadece kendi ikinci bloguma ait linki yazsam bile sayfamın sağ tarafı aşağı kayıyor:(((bilginiz olsun istedim...
selamlar

bakmak isterseniz,linkini veremediğim sayfam öğrencilere yönelik bir sayfaydı...
http://shortstorydunyasi.blogcu.com

Adsız dedi ki...

link konusundaki öneriniz için çok teşekkür ediyorum, hemen şimdi deneyeceğim, inşallah düzelir.
hoşçakalın:)

Adsız dedi ki...

yok, yapamadım:(((bu yaştan sonra bilgisayar kursuna mı yazılsam:)))sizin dediğiniz gibi şablona yazdım bu sefer de kategorilerim kayboldu..Allah'tan (düzenlediğimi ön izlemede göster) ile yapıyorum kaydetmiyorum yoksa bir daha düzeltemem..yine de çok teşekkürler:)

Demo dedi ki...

HTML bilgisi olmazsa düzenleme yapamazsınız.
Bilgisayar kurslarında HTML ile ilgili eğitim var mı? Bunu bilmiyorum.
Bilgisayar kursu ifadesi zaten çok izafi bir ifadedir.
Bilgisayarı bilmek başka, bilgisayar üzerinde kullanılam programları bilmek başka.
Bilgisayar, kullanım ve donanımını bilirim. Bugün pek ihtiyaç olmayan ama eskiden kullanılan 8 yazılım dilinide bilirim (programcılık).
HTML'yi bilmiyordum. Ama önceki bilgimle, mantığını ve komutları çabuk kavradım. Ama örneğin photoshop, autocat, gibi spesifik uygulamaları bilmem. İhtiyaç olmayınca gerek yok.
3 olum, eksiklikleri tamamlıyor zaten. Bu işin ne olduğunu şöyle anlatmaya çalışayım. 3 oğlumda ölmüş bilgisayarı bile ayağa kaldırırlar ama HTML'yi bilmiyorlar.
Bu kadar basit.
Dostçakal.

Adsız dedi ki...

Sayın kardeşim merhaba.
Şu bir kaç sayırla zamanını alacam kusura bakmayın.
Bir lafa acayip takıldım
=vasiyetini hazırlamadan bunların karşısına çıkma= diyosunuz.
Tamam bu adamların takıyeci oldunu biliyoruz artık üstelik sahtekarlar o da tamam da anlamadım gitti şunu,
Namaz bunlarda, dua bunlarda öyle dimi ama.
Peki nasıl oluyor da bu adamlar, gözleri bu kadar dönüyor. Müslüman heke müslümana kıyım yapmaz ki.
Benim kafam bunu almıyor gitti.
Bir iki satırla anlatılacak birşeyse bir eliniz değdiyinde buraya yazarsanız bakarım. Yoksa canın sağolsıun.
Selametle kalın.

Demo dedi ki...

En kısa yoldan şöyle anlatabilirim.
Kendilerinden olmayana zaten müslüman olarak bakmıyorlar.
Müslüman olduğunu söyleyen bu adamlar, Kuran-ı Kerim'e tam vakıf değiller. Ancak, Şeyhleri ne anlatırsa, imamları ne anlatırsa din o dur, bunlar için. Dolayısı ile zaten kandırılmış, aldayılmış bu kişiler "bizden olmayan düşman, dinsiz" olarak bakıyor karşısındaki insana. Yoksa, dediğiniz gibi elbette müslüman müslümana zaten değil kıyım yapmak kötü söz söylemez.
Ama dikkatle bakıldığında görülen, bilgisizlik-cahillik "kula kul olmuşluk" islamın emirlerine rağmen, yanlış yaptıklarını ötesi "günaha" girdiklerini gösteriyor. Ama bu adamlar bunun farkında bile değiller.
Zaten tehlikenin özünü de bu oluşturuyor.
Sizde selametle kalın.