BLOGGER'a TEŞEKKÜRLER DemotikE

27 Kasım 2008 Perşembe

Kaleler kuruldu

Evet dostlarım gözümüz aydın.
Dün sabah aldığım ülke çapındaki ekonomik veriler ışığında görünen, artık islami sermaye ülkemizde lider duruma geldi. % 54 küsür.
Hadi geçmiş olsun.
Bunun ne anlama geldiğini, pek iyi anlayamayan dostlara kısa yoldan, basitleştirerek izah etmeye çalışayım.
Tarikat ve cemaatler vakıflarının kanalları ile artık tüm ekonomiyi ellerinde tutabilecek ve istedikleri gibi, spekülatif hareketleri yönlendirebilecekler.
Başka bir ifade ile gezer, yüzer ve bloke para onların denetiminde.
Doğu’dan başlattıkları, tüccar aracı ilişki bağını, aracı bağlamında çoğaltmaya artık daha rahat devam ettirebilecekler ve bağı büyütebilecekler.
Bu ne demek?
Üretici 1 Ytl’ye aracıya verdiği ürünü, aracı 2. ve 3. aracılara (yandaşların kar etmeleri) için peşkeş çekecek. Bu durumda mal bedeli toptancıya daha gelmeden zaten 3 kat ve hatta bazı bölgelerde 6 kata çıkacak. Bu mal ancak bundan sonra toptancıya teslim edilecek. Gerisini siz düşünün ne olacak. Toptancıdan satıcıya ve satıcıdan tüketiciye kadar olan bu serüvende o mal bedeli ne olabilir?
Bu bir ayak. Bir başka ayağı konuşalım şimdi de:
Başta gıda ve günlük mutlak ihtiyaçlara cevap veren marketler zincirleri, zaten çoktan ele geçirilmişti. (Sadece Eylül ayı içinde yurt çapında bu zincire 265 yeni halka eklendi.) Bu rakama fizibilitesi tamamlanmamış, plan ve programı devam eden 600 kadar halkanın daha ekleneceğini de not olarak geçelim.
Ve… Bunun dışında büyük alış veriş merkezleri de hisse bazında da olsa sözlerinin geçtiği bir durumda.
Üretici bu devasa zincire karşı çaresiz… 3 kuruşa ürünü kapatılıyor. Fiyatı üretici değil, bu zincir belirliyor. Bayanlar bu konuda daha bilgilidir. Nedeni; Ürünün fiyatları nerelerde ve ne şekilde değişiklik gösteriyor bilirler. Başka bir ifade ile bağlayayım. Artık bakkal olayı ülke çapında bitti denilebilir. Çünkü, rekabet etmesine imkan yok. Bu ortamda ayakta kalması mümkün değil.
Bu zincirlerin hele bir tanesi var ki; (en eski olanı) Başlangıçta piyasadan sadece tüketim tarihi geçmiş ürünleri, bedava denecek fiyatlara toplayıp, bilhassa yandaşlarına satarak palazlandı. Bu arada eleştiri ve çatlak sesler çıkmadı değil ama unutuldu-unutturuldu, ört-bas edildi gitti. İnsanın içi yanıyor.
Tabi bu arada beyaz-eşya konusunda da tamamen egemen olduklarını da ilave edelim.
Şimdi buraya kadar olan kısım genel olarak bakıldığında ve ayrıntılara eğer fazla girilmezse (ki, aslında önemlidir ama geçelim. Çünkü bir şekilde ülke ekonomisinin bel kemiği) sadece aile ve bireye atılan kazık yada üzerinden palazlanma olarak görünür.
Ama şimdi biz asıl soruna gelelim:
Paramız ellerinde… Döviz ellerinde… Dolayısı ile borsa, bu parayı – dövizi elinde tutanın davranışları ile hareket bulur.
Fazla değil, en çok önümüzdeki Mart ayından sonra (yıllık vergi ödemeleri zamanı) önlerini daha rahat görmeye başlayacaklar ve para ile de oynamaya başlayacaklar.
Siz işte o zaman seyreyleyin gümbürtüyü.
Bu ay bir tarikat borsayı gümletecek, gelecek ay az da olsa zararını çıkarmak isteyen diğer tarikat borsayı çomaklayacak. Ve bu böyle sürüp gidecek.
Bakınız İran’ın ve Kuveyt’in ilk 5 yılı. Endonezya’da 3. yıl tamamlanıyor.
Dahası da var da, şimdi sadece önümdeki ve aklımdaki (elimde var olduğundan kesin olarak emin olduğum) belgeleri aktarıyorum.
…….
Biz; “Cumhuriyet kalelerini kaybediyoruz” diye ağlarken, bunu anlatmaya çalışırken; “Demokrasi” havarileri, yandaş ve bölücülerin sayesinde ne kaleler kuruldu ne kaleler.
Ve yeni kaleler ve kurulan kalelere burçlar da sürekli eklenmeye devam ediyor.

Dostça kalınız.

2 yorum:

aysema dedi ki...

Sevgili Demotike,

Önce tarikat, sonra ticaret ve siyaset...

Durmadan çoğalan bilinçsiz bir topluluk! Parmaklar sayılıyorsa eğer,birileri zenginleşirken diğerleri daha da yoksullaştırılıp sadakayla sevindirilerek oy avcılığı yapılıyorsa,zaptettikleri medya kaleleriyle yalanlar pompalanıyorsa bütün bu yazdıklarınız kaçınılmaz olur değil mi?

Demo dedi ki...

Kıymetli Aysema;
"Durmadan çoğalan bilinçsiz bir topluluk!" diyerek, o kadar güzel irdelemişsiniz ki; İşte olay bu....
İşte dert bu...
İşte artık çözülemeyecek problemde bu...
Sadaka olacak. O, olmazsa olmaz.
Malumunuz vechile, (en basit ifade ile) monarşilerde bu hep böyledir.
Oligarşi ve monarşilerde, temel bu. Vatandaşın sadakayı yaşam biçimi olarak görmesi.
Evet... Bu biçimin altyapısıda başlamış olmakla beraber esas temel taşları, borsa ile oynamaya başlandığında koyulmuş olacak.
Ve bu durum, pek çok islam devletinde olduğu gibi orduyu çökertecek.
Sonrası... Düzlük...
2 acı reçete seçin seçebildiğinizi.
Kırk katır mı kırk satır mı?
İslam ülkesi ve Kürdistan..
Yada Türkiye Cumhuriyeti, İslam Cumhuriyeti, Kürdistan.
Hedefte tünelin ucunda net olarak görünüyor.
Aksini söyleyen, savunan...
Hiç tartışmaya gerek yok. Çok yakın. Göreceğiz.
Dostça kalın.