BLOGGER'a TEŞEKKÜRLER DemotikE
sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ağustos 2009 Perşembe

Ramazan'da (Mukabele) konusu

Dini konularda yazmayı (siyasi açıdan ve siyasallaşan din konuları dışında) haddimi aşmamak adına yazmak istemiyorum. Evet netice olarak, ciddi bir bilgi birikimine sahibim ama bu kulvarda hareket etmek, olası ileri ve ciddi sorulara verilmesi gereken cevapları vermek noktasında belki de yeterli olmaya bilirim kanısını taşıyorum.
Yaklaşan Ramazan nedeni ile ilgili olduğunu sanıyorum, e-postama 11 adet dini soru geldi.
Bu arkadaşları bilgiye ulaşacakları kaynaklara yönlendirdim.
Fakat bir soru dikkat çekici idi:
“Ramazan ayında mukabele ülkemizde genellikle yanlış uygulanıyormuş. 2 dosta sordum yanlış olduğunu onlarda söylüyor ama doğru konusunda biraz farklı anlatıları var. Bu anlatıları size aktarmadan doğrudan DemotikE’nin bu konuda ne düşündüğünü, neyi doğru olarak bildiğini ……….. sevinirim.”
Soru aynen bu.
Kişisel düşünce ile yorumlanabilecek, yada farklı düşünce açılımlarını içeren bir konu değil bu. Dolayısı ile dini olarak adı konmuş, islamın nerede ise başlangıcından bu yana gelenekleşmiş bir uygulamaya şöylede yapılır, böylede yapılır filan denemeyeceği gibi. Bunu ben-biz böyle uyguluyoruz da denmez-denemez.
Evrensel, toplumsal yada bilimsel olarak ortaya konulan doğrular. Yine bu yapıları oluşturan eleman ve unsurlarca değiştirilmediği (ki; bilimsellik dışında pek mümkün değildir) sürece, yalnızca tek doğruyu işaret eder. İşte bu konuda, bu gerçeğin içindedir.
Kişinin; “Bu yanlış ama doğrusunu iyi bilmiyorum” gibi laf etmesi, yada doğru adına yine bir başka yanlışı savunması yada topluma-kişiye-kişilere sunması, zaten başlı başına bir hata ve bu bilgiye doğru diye bakmak inanmak büyük talihsizliktir.
Burada aslında başka usluplar kulanılabilir ama buna gerek görmüyorum.
Kıymetli dostum ve dostlarım. Mukabelenin ne olduğunu izah edeyim;
Kuran-ı Kerim 30 cüzdür.
En uygun olan (evla), 30 kişi bulunur ve her biri bir cüz alır. Okuma birlikte, aynı mekanda başlar ve biter. 30 kişi topluca 1 hatim indirmiştir. Bu Ramazan boyu her gün sürer ve sonuçta, 30 kişi topluca Allah’ın rızası için 30 hatim indirmiş olur. Ayrıca her kişide 1 hatim indirmiş olur. İşin aslı bu.
Gelelim, konunun hassas noktasına. Okuması olmayan nasıl okuyacak?
Eğer bu durumda bir kişi var ise bu durumda sayı 31 olmalı ve okuması olmayan her kişi için +1 artmalı. Örnek 30 okuyan 11 okuması olmayan. Toplam 41 kişidir gurup.
Şmdi buraya dikkat. Eğer Okuma bilmeyen varsa (kaç kişi olursa olsun) 1. gün 1. cüz sesli olarak okunur. Tüm katılımcılar dinler. 1. cüz bittikten sonra grup dağılmadan diğer 29 cüz okunur. 2. gün 2. cüz sesli olarak okunur ve uygulama aynen son cüze kadar bu şekilde devam eder. Bunun sonucu; “Rabbimizin, bu okuma bilmeyen ama gruba-grubumuza Allah’ın rızası için katılıp, Kuran-ı dinleyen kardeşlerimizinde bu çabasını hatim olarak kabul etmesini niyaz ederiz.” denilerek topluca hatim duası ile bitirilir…
Şimdi burada 30 kişilik bir gurup toplanamaya bilir. Bu durumda cüzlerin okunması ve sıralaması katılımcı kişi sayısına ve kişilere bağlı olarak kararlaştırılır.
Gurubun 30 kişiden eksik olması, okuma bilmeyen katılımcılar konusunda hiçbir farklılık getirmez. Okuma-yazma bilmeyenler için durum değişmezdir.
Hepsi bu…
Yani çoğu topluluklarda izlediğimiz; Bir kişi kuran okuyor ve diğer grup bu sözleri tekrar ediyor… Yada; Bir kişi okuyor ve grup bu okunanı Kuran sayfalarında gözle yada parmakla takip ediyor… Yada; Herkes Kuran’ı açmış birlikte baştan yada sure sure okuyor.
Hayır bunlar mukabele değildir.
Bu uygulamalar zaman içinde unutulmuş ama sona tekrar uygulamak ihtiyacı duyup, yeniden başlamalarda istemeden yada anlatının yanlış anlaşılması nedeni ile oluşan farklılaşmalardır.
Ayrıca topluca okuma (baştan başlayarak yada sure sure) bu adı mukabele olmayan ama topluca okumadan (cemaatle okumadan) Allah’ın vereceği bereket ve af nimetini beklemektir.
Dostça kalınız.

20 Temmuz 2009 Pazartesi

Kısmetse, yakında sizlerle olacağım

Kıymetli dostlarım...
Her birinize ayrı ayrı teşekkürler ederim.
Sizlere belki tuhaf gelebilir ama şu gerçektir ki;
Yaşama, nefes alma, ayakta durma istek ve direncini bir noktada sizler verdiniz...
İyi ki varsınız.
Ayrıca; "saygı" bizden efendim.

Kendimi oldukça toparlamış durumdayım. Yardımcı olan, desteğini esirgemeyen öncelikle aileme, yakınlarıma, dostlarıma ve unutulması imkansız sağlığım için koşuşturan Göztepe Kroner ve Göztepe Şafak Hastanesi kalp uzman doktor ve yardımcılarına minnettarım.
Sağolsun varolsunlar...

Canlarım... Can dostlarım...
Bir süredir, ucunu kaçırdığım gündemin peşinde, boşlukları doldurmakla, kaçırdıklarımı yakalamakla meşgulüm.
Bu nedenle 1 hafta kadar daha zamana ihtiyacım olacak.
Yani; kısmetse, yakında sizlerle olabileceğim...
Şu an bunun mutluluğunu yaşıyorum.
Hepiniz kendinize iyi bakın :D
Sağlıklı günler dileklerimle
Dostça kalınız.

12 Haziran 2009 Cuma

Yüreğime(!) bakamadım...

İnfarktüs...
Bugün kıymetli dostların yazılarına bakıyorum.
Dostum Gayyor bağışlasın(!)
Yüreğime bakamadım...
3 stand ve 1 balon uygulaması
şimdilik bu...
Yarını kim bilir?

Gayyor!
Bir bakış açısı olarak,
eleştirilerinde haklılık payın var...

Bugün, keşke bu bakış açısının
doğrudan tartışılmazlığını
yaşasaydık!

Daha detaylı anlatı için
biraz (sağlık nedeni ile) zamana
ihtiyacım var.

Sizleri bende özledim.

Dostça kalınız.