BLOGGER'a TEŞEKKÜRLER DemotikE

5 Ağustos 2009 Çarşamba

Fitre ve zekat belirlenmiş(!)

Dini Soruları Cevaplandırma Komisyonunun yaptığı toplantı sonucunda; 2009 Yılı Ramazan ayının başlangıcından, 2010 Yılı Ramazan ayının başlangıcına kadar olan sürede fitre miktarı 6,50 TL olarak belirlendi.
Fitre, 1 kişiye verilen ve 1 öğün yemek karşılığıdır.
Şimdi bunu günde 3 öğün ve aylık toplam 90 yemek olarak hesaplayın.
Ve asgari ücret miktarı ile karşılaştırın. Asgari ücret alıp, üstelik aile geçindiren insanların halini düşünün.
Yine bu hesaptan yola çıkarak emekli insanların halini düşünün.
1 emekli maaşı ile yaşayan karı koca, görüldüğü üzere ancak karnını doyurabilmekte.
Gerek emekli ve gerek asgari ücretle çalışan olarak geçinmek mucizeden de öte.
Geçtim kira gerçeğini ve asgari yaşam standartlarını. Görüldüğü üzere, 2 kişilik bir ailenin yemek ihtiyacının ötesinde faturalarını bile ödemesi imkansız.
Bu 6.50 TL. asgari geçim indirimi, emekli maaşları ve asgari ücretin belirlendiği kriterlere bakılarak ortaya koyuluyor.
Fakat bu ölçülere dikkatle bakıldığında, aslında bu kararın oldukça zor verildiği bu rakamın ortaya koyulmasında çok ter döküldüğü net olarak görülmekte.
Çünkü, rakam bu haliyle bile hiçbir ölçüye uymamakta.
Dediğimiz gibi fitre sadece 1 öğün yemektir.
Emekli maaşı ve asgari ücretler ise refah payı (!) dahil pek çok şeyi içermektedir.
Şimdi burada sadece yemek olarak hesap yapılacak olsa, 1.5 ila 2.5 TL arasında bir rakam ortaya çıkacaktı.
Bu rakam emekli ve asgari ücretlinin gerçeği…
Şimdi… Eğer bu rakam verilecek olsa 2 yerden balon yapacaktı.
1. Halk; “Bunu versen ne olacak vermesen ne olacak” diyecekti.
2. Fitre ve zekatlar, tarikat - cemaat lider ve yöneticilerinin emri ile müridlerce bir havuzda toplanmaktadır. Bu ülkede en az 20 milyon mürid olduğunu düşünün… Bu gelirin düşmesi kimsenin işine gelmez…
Fitre-zekat, başka ifade ile sadaka-i fıtır günümüzde artık geçerli değildir.
Ama anlatmaya çalıştığım gibi, tarikat ve cemaatlere ayrıca bir kaynak olduğu için gerçekler konuşulmuyor ve aksine ört-bas ediliyor.
Fitre ve zekatın verildiği dönemlerde, devlet yoktu. Halktan vergi alıp, bu vergiyi o toplumun ihtiyaçları doğrultusunda kullanan bir yönetimde yoktu.
Kabile toplulukları, ihtiyaç sahipleri için bu tür yardımlaşmalarda bulunurdu keza dinimizce emir olması da zaten bu nedene dayanmaktadır.
Oysa günümüzde, devlet; gerek ülke insanının ihtiyaçları ve gerekse ülke genel ihtiyaçlarını gidermek için her çalışandan, her hizmetten vergi almaktadır.
Örneğin; Kimsesiz çocuklar-Kimsesiz yaşlılar-yoksul vatandaş ve aileler için barınma birimlerinden, aş evleri ve sosyal destek unsurlarına kadar her şeyi yüklenmiştir.
Bu konuyu konuştuğum tarikat-cemaat önde gelenlerinin yaptığı papağanlığa sizinde alet olmamanızı dilerim.
“İyide… Devlet herkese, her ihtiyaç sahibine yetişemiyor ki…”
Sanki bunlar yetişiyor da ihtiyaç sahibi mağdur kalmadı…
Ayrıca vatandaş olarak bu beni-bizi hiç alakadar etmez. Çünkü; ben-biz görevimizi yapıp vergimizi paşa paşa ödemişiz. Burada bu verdiğimiz eğer gerektiği şekilde harcanmamış, ihtiyaç sahibine ulaşmamış ise bu tamamen yöneticilerin vebalidir.
Yüce kitabımızda; bu konuda yöneticileri çok ciddi uyarmaktadır.
Sözü gelmişken, yardımlaşma ile ilgili bir konuya daha değinip bağlamak istiyorum.
Peygamber Efendimiz; “Cuma namazlarına katılın” demiştir. Ve ardından çok ciddi bir söz söylemiştir; “Mazeretsiz 3 cumaya katılmayan bizden değildir”…
Peygamber Efendimiz yerden göge haklı idi.
Çünkü bu cuma namazlarında, bölgede yaşayan halkın durumu nerede ise tek tek ele alınır, ihtiyaç sahipleri belirlenir, topluca yapılacak çalışmalar konuşulur, kimin ne yapabileceği netlik kazanırdı.
Bu vesile ile ayrıca, bölge için stratejik kararlar alınır, fikirler ortaya koyulurdu…
Şimdi bir daha düşünün. Peygamber Efendimiz; “3 cumaya katılmayan bizden değildir” derken haklı mıydı haksız mıydı…
Haklıydı…
Ama bugün bu da, devlet, belediye ve yerel yönetimlerce üslenilmiştir…
Söylediğim ve anlattığım açık ve net…
Gerisi sizlerin takdir ve yorumunuza kalmıştır.
Dostça kalınız.

2 yorum:

VATAN VE MİLLET dedi ki...

yüreğinize sağlık.sizin yazılarınız beni daha iyi bilgilendiriyor.bu arada kandilinizi kutlarım

Demo dedi ki...

Sağolun.
İçten teşekkürlerimle.
Dostça kalınız.